Üyelik Girişi
Paylaşımlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam51
Toplam Ziyaret307667
Namaz Vakitleri
    • Biz, ona şah damarından daha yakınız. (Kaf 16 )
    • Nefsini bilen Rabbini bilir (Hadis-i Şerif)
    • Ne ararsan kendinde ara,Kudüs'te Mekke'de Hac'da değil.(Hacı Bektaş Veli)
    • İlim ilim bilmektir,ilim kendini bilmektir.(Yunus Emre)
    • Bayram özünü bildi,bileni anda buldu,bulan ol kendi oldu sen seni bil sen seni(Hacı Bayram Veli)
    • Zatı Hakkı anla zatındır senin,Hem sıfatı hep sıfatındır senin,Sen seni bilmek necatındır senin,Gayri bakma sende iste sende bul (Niyazi Mısri)
    • O'nu senden dışarıda değil kendi nefsinde ara(Mevlana)

Vücudu İlahiye

Her ne kim görür gözün ondan cemâl-i yâre bak” mısraının açıklamasında; “Gözün her ne görürse, ondan Hakk’ın cemâline bak. Çünkü her ne şeye gözün erişiyorsa o şey sana (Sakın bize aldanma! Bizim kendi başına vücûdumuz var, zannetme. Bize bakma, bizim hakîkatımız olan Hak Teâlâ Hazretlerine bak. Zîra, biz fitneyiz, seni aldatırız.) derler diye haykırırlar” demekte ve eşyânın özüne nazar-ı dikkat çekmektedir.

 

Aynı manâda Hz. Alî (K.V.)‘nin şu mısraını açıklarken görüyoruz. :مَا اْلخَلْقُ فِي التِّمْثَالِ Bütün mahlukatın vücûdlarının zuhûru karın varlığına benzer. Ya'nî, mahlûkatın müstakil vücûdları yoktur, karın müstakil vücûdu olmadığı gibi. Zîra, karın vücûdu, suyun vücûdudur. Başka vücûd yoktur. Hak da böyledir. Vücûdları, Hakk’ın vücûdudur.... Halk, Hakk’ın zuhûrudur. Her sûretle cilvegâr olur. Bu cilveleri halk’a ad oldu. Gerçekte yüce zâtından gayri zât yoktur. Bütün halk namıyla olan, cilvesi ve zuhûrudur.

 

Bu konuda insanlar üç bölümde olup üç görüşe sahiptir. Birinci bölümde olanlar; Avâmdır ki, bu vücûd ya'nî halkın vücûdu Hakk’ın vücûdundan gayrıdır, derler. İkinci bölümde olanlar; Havâssdır ki, halkın vücûdu, vücûd-ı zıllîdir (gölge varlıktır) derler. Üçüncü bölümde olanlarsa; Asfiyadır ki, bu mevcûdat, vücûd-ı Hakk’ın aynıdır, gölgesi değildir, derler. Bu makâm asaleten Peygamber (S.A.S.) Efendimizindir. Bunun için Muhammed Efendimizin gölgesi yere düşmedi. Efendimizden (A.S.) gayrı olan evliyâullâh ve kâmiller bu makâma Peygamberimizin izini izlemekle varırlar.

 

Asfiya bölümünde zevketmekte olan sâlik, şuhûdî zevk ile Hakk’ın kemâliyle zuhûrunu görür. Bu halde eşyâ zât-ı Hak’ta bâtın olur. Aynen, direkte gölgenin bâtın olduğu gibi. Halk da dışarıda vücûdu olmayıp Hakk’ın ism-i zâhirinin hükmüdür. Bu yere Kurb-i Ferâiz denir.


Yorumlar - Yorum Yaz
Takvim
Saat
Hava Durumu
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.30957.3388
Euro8.65038.6850