Üyelik Girişi
Paylaşımlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam16
Toplam Ziyaret307500
Namaz Vakitleri
    • Biz, ona şah damarından daha yakınız. (Kaf 16 )
    • Nefsini bilen Rabbini bilir (Hadis-i Şerif)
    • Ne ararsan kendinde ara,Kudüs'te Mekke'de Hac'da değil.(Hacı Bektaş Veli)
    • İlim ilim bilmektir,ilim kendini bilmektir.(Yunus Emre)
    • Bayram özünü bildi,bileni anda buldu,bulan ol kendi oldu sen seni bil sen seni(Hacı Bayram Veli)
    • Zatı Hakkı anla zatındır senin,Hem sıfatı hep sıfatındır senin,Sen seni bilmek necatındır senin,Gayri bakma sende iste sende bul (Niyazi Mısri)
    • O'nu senden dışarıda değil kendi nefsinde ara(Mevlana)

Karagöz'ün Hakikati

   Bu oyuna hayâl el-zıll (hayâl-i zıll) (= gölge hayali), zıll-el-hayâl (zill-i hayâl) (= hayal gölgesi), hayâl es-sitâre (= perde hayali) v.b. adları verilmiştir. XI. yüzyıldan bu yana, İbni Hazm (994-1064?), İmam Gazalî (1058-1111), Muhyiddin-i Arabî (1165-1240), İbnülfâriz (1182-1235) v.b. gibi kelâmcı ve tasavvufçuların eserlerinde hayal sahnesi evrene, insanlar ve bütün varlıklar, perdedeki geçici hayallere benzetilmiş; oyundaki hayaller nasıl perde arkasındaki bir sanatçı tarafından oynatılıyorsa, evrendeki varlıkları da görünmeyen bir yaratıcının hareket ettirdiği anlatılmıştır. İslâm felsefesinin temel ilkelerinden biri olan bu dünya görüşünün kaynağı, Eflâtun'un ünlü «mağara» benzetmesine dayanmaktadır. Karagöz perdesinin bir «ibret perdesi» olduğu inancı, bu oyunun Türkiye'de gerçekçi ve toplumsal bir nitelik kazandığı devirlerde dahi sürüp gitmiş; oyun başlarken okunan «perde gazeli», tasavvuftan gelme mistik havayı korumuştur. XII. yüzyılın ikinci yarısında Selâhaddin-i Eyyubî (hük. 1175-1193)'nin sarayında hayal oynatıldığı Guzûlî (? - 1412) nin M e-tâli-el-Büdûr fi Menâzü-el-Sürûr adlı eserinden öğreniliyor. Muhyiddin-i Arabî, Fütûhât el-Mekkiyye (yazılışı: 1203) adlı eserinde tasavvuf inançlarını anlatırken, hayâl el-sitâre diye andığı gölge oyununu örnek diye ele alır ve: «İlkin perdeye Vassâf (= anlatıcı) denen kişi çıkar, Tanrının ululuğunu saygı ile anar; sonra, kendisinin ardından perdeye gelen türlü türlü suretlerle konuşur» der ki; bu sözlerden, hayal oyununun o tarihlerde nasıl oynatıldığı aşağı yukarı anlaşılmaktadır.

Oyun başlamadan açılışta yapılan gazellerden çeşitli örnekler:

Off hay hak
Nakş-i sun’un remz eder hüsnünde rü’yet perdesi 
Hâce-i hükm-i ezeldendir hakikat perdesi
Sîreti sûrette mümkündür temâşa eylemek
Hâil olmaz ayn-i irfâna basiret perdesi
Her neye imân ile baksan olur iş âşikar
Kılmış istilâ cihâna hâb-i gaflet perdesi
Bu hâyal-i âlemi gözden geçirmektir hüner
Nice kâra gözleri mahv etti sûret perdesi
Şem-i aşka yandırıp tasvir-i cismindir geçen
Âdemi âmed-şüd etmekte azîmet perdesi
Hangi zılla iltica etsen fenâ bulmaz acep
Oynatan üstâdı gör kurmuş muhabbet perde si
Dergeh-i Âl-i abâda müstakim ol Kemterî
Gösterir vahdet elin kalktıkça kesret perdesi

Açıklaması:
Görünen perdedeki güzellikler (Tanrının) yarattığı şekillerin sembolüdür
Hakikat perdesi tanrının ezelî hükmünden başka bir şey değildir
Dış görünüşte iç anlamı görme olanağı vardır, dış görünüş kalp gözüyle seyredenlerin gerçeği görmesine engel olmaz
Gaflet uykusu perdesi dünyayı kaplamış fakat her neye iman ile (kalp gözü ile) baksan her şey aşikar olur
Marifet bir hayalden başka bir şey olmayan dünyayı gözden geçirmektir
Bu gaflet uykusu (dış görünüşe aldanma cahilliği) nice kara gözleri mahvetti
Aşk mumuyla yanıp geçen tasvir senin vücudundur (perde arkasında yanan mumun görünür kıldığı tasvirler aslında seni temsil eder), bu perde (dünya) insanın bir süreliğine gelip geçtiğini temsil eder
Hangi cisme sığınsan yok olmaz ki, sen asıl bu muhabbet perdesini kurup oynatan üstadı görmeye çalış (Her şeyin arakasındaki yaratıcıyı görmeye çalış)
Ey Kemterî (perde gazelini yazan kişinin mahlası), Muhammed soyunun dergâhında doğru ol, çokluk perdesi ortadan kalkınca birlik (vahdet-i vücud- tek varlık,tanrı) görünür.

Off hay hak
Temâşâ-i hayâl erbabına özge temâşâdır
Meâli ehline mâlum olur ise de sırrı muammadır
Ne anlar cahil-i nâdân olan sırrı muammadan
Bakar zâhir gözüyle sanki mîr-atı mücellâdır
Verâsın fehm-ü idrâk eyleyen yârâna aşk olsun
Değildir ehl-i irfâna hafî zâhir hüveydadır
Misâl etmiş onu Şeyh Küşterî gülzâr-ı dünyâya
Anınçün sâbıka zıll-i hâyâl ile müsemmâdır
Ul-ül ebsâr olan çeşm-i faziletle nigâh eyler
Cihâna ibret gözüyle bakmayan zahirde âmâdır.

Açıklaması:
Hayal (Karagöz) oyunu erbabının anlayabileceği bir oyundur
Ki anlatmak istediği şey ancak o anlayabilir ama işin sırrı bilinemez
Bilgisizler (kalp gözüyle görmesini bilmeyenler) ne anlar bu sırrı
Bir aynaya bakar gibi dış görünüşü seyreder
Görünüşün ardındaki iç anlamı anlayabilen dostlara aşk olsun
Bu anlam bilgili (kalp gözüyle görmesini bilenler) kişiler için ortadadır
Şeyh Küşterî (perde gazelini yazan kişinin mahlası) onu dünyanın gül bahçesine benzetmiştir
Onun için hâyâl gölgesi diye adlandırmıştır
Görmeyi bilenler dünyaya bilgi gözüyle (kalp gözüyle) bakarlar
Dünyaya ibret gözüyle bakmayanlar aslında kördür.

 

 

Off hay hak
Gönlümüzden bir kumaştır tertemizdir perdemiz
Her basitlikten uzaktır pek titizdir perdemiz
Gölgeler oynar da oynar söyleyip gerçekleri
Bir düşün bin hisse al dünyadan izdir perdemiz
Gelmedi hiç kimse kara gözüme hayran diye
Sevgidir her bir hâyal hem sevgimizdir perde miz
Bir ışık menbaıdır aydınlatır her çehreyi
Seyrine dal inci bul engin denizdir perdemiz
Hak sözü söyler asırlardır Emînim ben buna
Ey Ömer gel sen de dinle bir azizdir perdemiz.

Off hay hak
Gönül verdik perdeye dost, başlayan bir gazeldir
Hüner değilse de dünyaya gelmek ne güzeldir
Ölümlüymüş dünya, neler gelmiş neler geçmiş
Hüner, geçmişi gününde görüp güldürmededir
Gülen pek az, ağlayan ne çok, Tanrıyı saymazsak
Hüner, oynayan kim, oynatan kim, bilmededir
Tanrı gölgesini eksik eylemesin duamız
Hüner, gölgede solmadan açmayı bilmededir.

 

İbret perdesinde yaktık ışığı
Acıyı tatkıya katar Karagöz
Tanrı'ya şükreder kapınca kaşığı
lafını kantarlı atar Karagöz

Doğruluk dostudur açıktır gözü
Dobra dobra söyler, söylerse sözü
Boş yere sallamaz elinde gürz'ü
Düşene sarılır, tutar Karagöz

Herkese dünyada ektiğini biçer
Karagöz doğruyu, yanlışı seçer
Ona kim gül der, koklayıp geçer
Kimine dikendir batar Karagöz

Sarayı gözetir,bilir yasayı,
Doğruluk yolunda sevmez tasayı
Farkeder Paris'i bizim Bursa'yı
Sanma rastgelene çatar Karagöz

Dikkat et kulağında kalsın bu söz
İbretle seyret açık kaldıkça göz
Işık sönünce kaybolur Karagöz
Yalan dünyaya örnektir Karagöz

Takvim
Saat
Hava Durumu
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.28147.3105
Euro8.55998.5942