Üyelik Girişi
Paylaşımlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam24
Toplam Ziyaret312443
Namaz Vakitleri
    • Biz, ona şah damarından daha yakınız. (Kaf 16 )
    • Nefsini bilen Rabbini bilir (Hadis-i Şerif)
    • Ne ararsan kendinde ara,Kudüs'te Mekke'de Hac'da değil.(Hacı Bektaş Veli)
    • İlim ilim bilmektir,ilim kendini bilmektir.(Yunus Emre)
    • Bayram özünü bildi,bileni anda buldu,bulan ol kendi oldu sen seni bil sen seni(Hacı Bayram Veli)
    • Zatı Hakkı anla zatındır senin,Hem sıfatı hep sıfatındır senin,Sen seni bilmek necatındır senin,Gayri bakma sende iste sende bul (Niyazi Mısri)
    • O'nu senden dışarıda değil kendi nefsinde ara(Mevlana)
Hasan Noyan Vurgun
noyanvurgun@gmail.com
Fatiha
08/12/2014

           "Elhamdü lillâhi rabbil’alemin"   Alemler sınırsızdır, bizim şuur boyutumuzdaki  tüm değişimlerde, bizim her an bir şende olan halimizde,bize göre zahir olan her gördüğümüz varlık ve her görülen varlıktaki tüm anlarda,kendi kısıtlanmış görüş, duyuş, kavrayışımızın dışında kalan yani bize batın ama başka yerde zahir olan tüm varlıklarda,mana aleminden şahadet alemine kadar tüm sonsuzlukta her halin Hakka ait olup her alemde Allah'ın isimleri fiilleriyle görünüp sıfatlarından işlenmesi ile Hamdı ancak Allah yapmaktadır.Her alemden her zuhura gelen Zattan gelip, her sıfattan O'nun fiilleri O'nun hamdı ile meydana gelmektedir.Allah Muhammed ile açığa çıkarak bu şükrü yapar.Muhammed çok hamd eden manasındadır.

         "Errahmânir’rahim"   Allah tüm bu alemlerde zuhura gelmesi Rahmaniyettir.Fiillerinin giyilmesi ile kendi varlık zevkini kendisinin yaşaması ise Rahimiyettir.  Her zuhurda alemlerin Rabbi olan Zat her şeyi Rahmaniyeti ile kaplamıştır.Rahmaniyetinin dışında Hiçbir zuhur yoktur. Şeytan da Kamil de aynı Rahmaniyetin içindedir. Rahimiyeti ise Rahmaniyetinin özel tecellisi olup kendisinin kendisini zevk ettiği,görüp bildiği tüm Rahmaniyetin , Rahimiyetteki bu Muhammediye için var olması durumudur. Rahimiyet Hakkın fenafillah olmuş kullarından meydana gelir.Zatından zatına tecelli edilen, Hakkın varlığı ile varlanıp hakkel yakine ulaşan, O'nun sıfatlarını ve fiillerini giymiş alemin gözbebeği olan kamillerde tecelli etmektedir.

          "Mâliki yevmiddin"    Sınırsız olan her alem Zattan zuhura gelmiştir.Zat alemleri kuşatmıştır. Alemlerde meydana gelen her zuhur O'ndan meydana gelmektedir.O zattan ve zatın zuhurundan başka varlık yoktur.Bundan dolayı O malik olandır.Her alemde Zatıyla zuhurdadır.Her alemde her zuhur Zatının istediği isim ve sıfatlarla belirmiş ve her zuhurda yani her alemde mülkün sahibidir.Her an O'nun “anı”dır.Her anı her an bir şen de olarak O'nun günüdür.O'nun katında bir günden başka gün yoktur.Zatına zaman yoktur.Zuhura geldiği her mahalde her an bir şende olduğundan, her an zuhura geldiği yerde O'nun hükmü yani  iradesi vardır. İlmi ile isimlerini işletip kendi hükmünü ortaya koyduğundan O her zuhurun ve anın sahibidir.

            Bu yere kadar Allah'ın makamları olup salik Efal-Sıfat ile Errahmânir’rahim'i  anlar Zat mertebesi ile de din gününü ve din gününün sahibini anlar ve onda Fena bulur.Allah kendini kula tanıtır.Daha bir hakikat ifadesi ile Allah kul sıfatından kendine bir yolculuk yapar.

          "İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în"  Bekabillah yerlerinde kuldan Allah'a münacaat vardır. Bundan dolayı Fatiha'nın yarısı kula yarısı Allah'a diye anlatılır.Kul sıfatıyla sıfatlanıp Zatın Muhammed aynasından kendini görüp kendi güzelliğini,aşkını yaşadığı yerdir Bekabillah.Bu kulluk şeriat ehlinin zannettiği gibi bir varlığın başka bir varlığa şirk şeklinde yaptığı kulluk değildir.Yine de anlaşılması  için Hakkın tecellisi olan kul acziyiyeti ile anlatıma devam edersek; Kul alemlerde varlığın Hakka ait olduğunu anlayınca sadece sana kulluk ederiz zevkine ulaşır.Bunu ancak fenafillah olan kişi elde edebilir. Çünkü alemde gayri varlık görmemek ancak bu şekilde seyri suluk yapmakla   olur. Fenafillahı olmayan kişi bu ayeti kelamda söylese de mana olarak ve hayatın içinde yaşayamaz.Çünkü Hakkın varlığı dışında kendine,halka ve  meydana gelen fiillere ayrı varlıklar verir. Bu ayrılık onda şirkler meydana getirir. Alemden işleyen isimleri ve isimlerin sahibini göremez. O'nun iyyake na'büdü demesi gökte oturan zannındaki tanrıyadır.Yoksa surenin başında bahsedilen alemlerde Zatın tecellisi olan sıfatları ve fiillerin sahibini görmez. Tanıyan Kamil, beliren her tecellide Zatın zuhurunu bilir ve razı olur. Halka ayrı varlık verip Hakk'tan perdeli olmaz. O'nun kulluğu Zatadır.

                 "İhdinessırâtel müstâkim"   Sıratta yani dosdoğru yolda olmak; alemlerde Zatıyla  zuhura gelmiş ve fiilleriyle görünen Hakkı  görmektir.  Zatın dışında varlığın olmadığı alemlerde Hakkın Muhammedi olarak kulluk yaptığı hale kavuşabilmektir.

                 "Sırâtellezîne en’amte aleyhim"    Zatın Muhammed olarak zahir olduğu bu alemde O'nun tafsilatı olan Muhammedi olan kullar olarak yaşayabilme hamdıdır nimet. Nimet, Zatın Muhammed aynasından yaptığı O'na mahsus olan hamddır. Kendi güzelliğini kendine bildirip yaşadığı , ikiliğin olmadığı vahdet deryasında ab-ı hayat içenlerin yaptığı hamddır nimet.Alemin ve yaratılışın sırrı bu hamddadır.  Tüm alemler bu bilinmekliğin zevki  için yaratılmıştır. ”Bilinmek istedim bu alemi yarattım. "Hadisinin kulda yaşanmasıdır.İbadetten kasıt bu hale ulaşabilmek için Fenafillah olmaktır.Bu bilinmekliğin amacına ulaşmak nimete kavuşmaktır.Bu nimete kavuşan Muhammed efendimizdir.  ” Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım.Seni alemlere rahmet olarak yarattım Hadis-i Kutsilerinin manaları Muhammedi kullar tarafından yaşanır.Fenafillah olup Hazret Makamı ile Muhammed'den gelen ilim ile Muhammedi olabilen salikler kulluk makamına erişmiştir.Şeriat ehlince zannedilen nimetten kasıt yemek içmek nimetleridir.Zannettikleri kulluk ise  bir varlığın bir başka varlığa kendi nefsi  ile ve nefsi için yaptığı ibadetlerdir.Ayette bahsedilen nimet kulluk nimetidir.Kulluk ise ,Hakkın kendini bildirdiği Muhammedi olarak tecelli ettiği, kendini kendiyle yaşadığı zevktir. Bu kulluk gayri varlık zanlarının olmadığı Vahdet kulluğudur. Allah'ın kendisini yaşadığı yerdir.Zahir,Batın,Ahir,Evvel burada birleşmiştir.O her an bir şendedir.Bu nimetten daha büyük bir nimet yoktur.Hamdı ise Allah'a mahsus olup Muhammed diliyle yapılır.

                 "Ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn."     Gayri olanlar, bu nimetten gayri durumda olan Rahmaniyet tecellisi içinde olanlar içindir.Yoksa bahsettiğimiz kendini ayrı Hakkı ayrı zanneden şeriat ehli olsun,Hakka perdeli kullar olsun Rahmaniyetin dışında değildir. Surenin başında Allah Rahman ve Rahim olarak kendini tanıttığından bu iki tecelli dışında Zatın zuhuru yoktur. Bu kullar için de nimetler vardır fakat Rahimiyet tecellisi olan muhammedilik olan hakikat kulluğu yoktur. Gayriler diye adlandırılan varlıklar Rahimiyet tecellisinden mahrum olup Rahmaniyet tecellisi içinde  bulunanlardır. Ehli hakikat ise bu nimetin şükrünü hem Rahmaniyetin varlığında hem de kendilerinde olan Rahimiyet tecellisi ile yapmaktadırlar.    Kalplerin Allah'ın hükmünde bulunduğunu bildiklerinden ; kendilerindeki Rahimiyet tecellisinin kendi çalışmalarından dolayı olmadığını , kendilerinin Allah'ın Muradı olduğunu bildiklerinden dolayı kendi yoklukları ile gene Varlığın kendisine sığınmaktadırlar.



2912 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Yusuf Suresi Tevili Bölüm 2 - 02/07/2013
Gayb tanımı ilm-i ledünü yaşamayanlar içindir.Tevhide girmemiş kişi için Yusuf gaybdadır.Ruhaniyetleri olan kendi Yusuf’ları gayb durumundadır.Kendisinin Yakup olması ile o heyecan başlar ve gaybda olan onun için aşikar olmaya başlar.Tevhid ilmi hem
Yobaz ve Arif - 25/06/2013
.Umar ki; nefsi emmaresi olan Hak’tan uzaklık Cehenneminden, kendini bilmesiyle oluşan yakınlık Cennetine dahil olsun.
Yusuf Suresi Tevili Bölüm 1 - 08/05/2013
Hamd alemlerin Rabbine mahsustur.Allah, Rab ismiyle yokluğuna ulaştırdığı kuluna tecelli ederek, seyri suluğunu devam ettirir.Bu Rab sıfatıyla kuran’ı okuturken anlayalım diye kendi ayan-ı sabitemize uygun tecellilerle kavrayış hallerini oluştur
KÖTÜLÜK PROBLEMİ HAKKINDA BİR İLM-İ LEDÜN ÇALIŞMASI - 28/02/2013
KÖTÜLÜK PROBLEMİ HAKKINDA BİR İLM-İ LEDÜN ÇALIŞMASI
Uyku,Ölüm ve Dirilme - 16/09/2012
Kuran'da geçen kavramların bire bir zahirini algıladığımızda Allah'ın bizlere anlatmak istediğini tam olarak kavramamız mümkün değildir.Ayetlerin özü manevi yaşantımızla ilgilidir.Nasıl ki peygamber kıssalarını masal gibi dinlememiz kınanıyorsa
El bağlasan geçse kıyamda hep yılların - 15/01/2012
El bağlasan geçse kıyamda hep yılların Haklısın şeriatta çok olur sevabın Fakat,hakikatte olmaz hiç kıyamın Her daim kıyamdasın O olursa failin
Hakk'ın Evi Kabe Olan İnsan'dır - 02/11/2011
Hakk'ın Evi Kabe Olan İnsan'dır Hacca giden kişi Bestami hazretleri ile karşılaşınca "nereye gidiyorsun" diye soran Beyazıd Bestami'ye" hacca gidiyorum, Allah'ın evine" diye cevap verir.Bestami hazretleri de "Kabe yapıldı yapılalı Alllah
Nefs - 16/03/2011
Nefsini(benliğini) temizleyip arındıran, gerçekten kurtulmuştur. (şems-9)
Yakın,Yakin ve Şahadet - 25/02/2011
Yakın,Yakin ve Şahadet
 Devamı
Takvim
Saat
Hava Durumu
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.02288.0550
Euro9.48579.5238