Üyelik Girişi
Paylaşımlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret307506
Namaz Vakitleri
    • Biz, ona şah damarından daha yakınız. (Kaf 16 )
    • Nefsini bilen Rabbini bilir (Hadis-i Şerif)
    • Ne ararsan kendinde ara,Kudüs'te Mekke'de Hac'da değil.(Hacı Bektaş Veli)
    • İlim ilim bilmektir,ilim kendini bilmektir.(Yunus Emre)
    • Bayram özünü bildi,bileni anda buldu,bulan ol kendi oldu sen seni bil sen seni(Hacı Bayram Veli)
    • Zatı Hakkı anla zatındır senin,Hem sıfatı hep sıfatındır senin,Sen seni bilmek necatındır senin,Gayri bakma sende iste sende bul (Niyazi Mısri)
    • O'nu senden dışarıda değil kendi nefsinde ara(Mevlana)


 

 

Yolculuk uzun ve zorludur. İsteği ve sebatı az olanlar, dünyevi şeylere takılanlar
yolda birer birer dökülürler. Kafdağı'na varanların önünde ise hepsi birbirinden çetin yedi vadi uzanmaktadır, istek, Aşk, Marifet, İstiğna, Tevhid, Hayret ve Yokluk Vadileri. Yedi vadiyi aşabilen otuz kuşu ise Simurg yerine bir sürpriz beklemektedir..."
Feridüddin Attar Tasavvufi Mesnevi


0 Yorum - Yorum Yaz

İnsan-ı kamil    05.11.2010

Kitsan yayınlarının günümüz türkçesine daha yakın tercümesi tavsiyemdir.İnanılmaz güzel diyarlara götürüyor.


0 Yorum - Yorum Yaz

Noktanın Sonsuzluğu    05.11.2010

 

Lütfi Filiz efendinin noktanın sonsuzluğu adlı 4 ciltlik muhteşem eseri ve fani mahlasıyla yazdığı bestelenmiş ilahilerinden oluşan kitaplar ayrıca evveli nokta ahiri nokta isimli hayat hikayesi yaşadıklarını anlatan kitap aşıklar için bulunmaz nimet..


0 Yorum - Yorum Yaz

Gavsiye Risalesi Şerhi    03.12.2010

Seyyid Muhammed Nur'un gavsiye risalesi şerhi..


0 Yorum - Yorum Yaz

Niyazi Mısri şerhi    06.11.2010

Niyazi Mısri Hazretlerinin divanını oluşturan ilahilerin Seyyid Muhammed Nur'un şerhi ile..


2 Yorum - Yorum Yaz

İnsan ve Allah    05.11.2010

Saddettin Bilginer efendinin aşk dolu kitabı...


0 Yorum - Yorum Yaz

İlahi aşk    05.11.2010

Yılların nefesini ensesinde hissseden insanlık, bitmez sandığı bu hayatın sonuna geldiğinde görecek ey aşk seni. Ceza diye aşka atılacak insanlar; ceza diye aşka sürülecek insan.
Bilmez ki insan yananda aynı aşka düçârdır. Bilmez insan cennet de aynı hârdır.
Bilmez insan kendisi de aynı aşkla vardır; Aynı aşk için vardır; Aynı aşk için yanmaktadır; Aynı aşk için yanacaktır.
Aşık işte insan. Aşk, işte insan!

Aşık, “maktul” sıfatı ile anılmalıdır.
Aşık, “telef” olmalıdır.
Aşık, Allah’a doğru Allah’ın isimleriyle yürümelidir.
Aşık, kuş gibi uçar olmalıdır.
Aşık, daima uyanık kalmalıdır.
Aşık, gamını ve kederini gizlemelidir.
Aşık, Sevgili’ye kavuşmak için bu dünyadan çıkmayı arzulamalıdır.
Kendisini ve Sevgilisiyle kavuşması arasına giren ve bir türlü ayrılmayan dosttan (perdeden) dolayı âşık bezginlik duymalıdır.
Aşık, Sevgili için çok ah çekmelidir.
Aşık, Sevgilisinin sözünü duyarak, O’nun zikrini tilavet ederek, O’nu hatırlayarak dinlenmelidir.

Aşık, Sevgilisinin sevdiği şeylere uygun davranmalıdır.
Aşık, Sevgilisine karşı yapmaya mecbur olduğu hizmette, hürmeti (yani ilâhî emirleri) terk etmekten korkmalıdır.
Aşık, Rabb’inin hakikati karşısında kendine verdiği fazla önemi azaltmalı, Sevgilisine verdiği az önemi çoğaltmalıdır.
Aşık, Sevgilisine itaat etmeli ve O’na karşı gelmekten kaçınmalıdır.
Aşık, kendi nefsinden bütünüyle çıkıp kurtulmalıdır.
Aşık, kendi ölümü karşılığında diyet (kan bedeli) istememelidir.
Aşık, Sevgilisinin kendisine önerdiği tedbirden dolayı, insan tabiatının kaçmak istediği, sıkıntılara sabretmelidir.
Aşığın kalbi, aşktan çılgına dönmelidir.
Aşık, her türlü dosta Sevgilisini tercih etmelidir.
Aşık, Sevgilisini isbat etme uğrunda kendini mahv etmelidir.
Sevgilisi öyle istediği için, aşık, nefsini ayaklar altına alıp çiğnemelidir.
Aşık, Sevgilinin sıfatlarını üzerinde taşımalıdır.
Aşık, Sevgiliyle birlikteyken nefes bile almamalıdır.
Aşığın her şeyi, Sevgilisi için olmalıdır.
Aşık, Sevgilisi hakkında saygılı davranmalı, kendini ise eleştirmelidir, kınamalıdır.
Aşık, Sevgilinin neden olduğu şaşkınlıktan, dehşetten lezzet almalıdır.
Aşık, belirlenmiş genel kuralları önce korumalı, sonra o kuralları aşmalıdır.
Aşık, Sevgilisini kendinden bile kıskanmalıdır.
Aşık, aklı ölçüsünde aşkının hükmü altında olmalıdır.
Aşık, akıldan yoksun bir hayvan gibi (dabbetün) olmalıdır ki açtığı yaralar, yaptığı hatalar kendisini suçlu göstermesin.
Aşığın sevgisi, Sevgilinin ihsanıyla, iyilikleriyle artmamalı; Sevgilinin cefalarıyla da azalmamalıdır.
Aşık, Sevgilisi karşısında adaba uymak zorunda bırakılmamalıdır.
Aşık, hem kendi durumunu hem de Sevgilisinin durumunu unutmalıdır.
Aşık, bütün sıfatlardan arınmış olmalıdır.
Aşığın isimleri meçhul olmalı, bilinmemelidir.
Aşık, gerçekte dalgın olmadığı halde adeta dalgınmış gibi olmalıdır.
Aşık, kavuşmayla ayrılık arasında bir fark görmemelidir.
Aşık, kendisini köleleştirenin kölesi olmalıdır.
Aşık, devamlı bir karışıklık içinde olmalıdır.
Aşık, davranışlarında ölçünün dışına taşmalıdır.
Aşık, Sevgilinin aynısı olduğunu söylemelidir.
Aşık, kendinden geçmeli, bitkin olmalıdır.
Aşık, utangaç bir şekilde sırrını açığa vurmalıdır.
Aşık, kendisinin aşık olmadığını bilmelidir.
Ayrıca
Aşık, çok şevkli, çok arzuludur, bununla birlikte kime doğru yöneldiğini bilmez.
Aşık, büyük heyecan duyar fakat kimde heyecanlandığını bilmez.
Sevgili aşığa açık seçik gözükmez.
Âşığın makamı, hırstır; hâli makamına tercümandır.
Aşık, sevgiliyle boy ölçüşmeyi sevmez.
Aşık, ayılamayacak derecede aşk sarhoşluğu içerisindedir.
Aşık, sevgilisini razı ve hoşnut etmek için sürekli O’nunla ilgilenir.
Aşık, sevgilisi üzerinde etkilidir.
Aşık, kendi durumunun tanığıdır.
Aşık, devamlı acı çeker.
Aşık, yapacak bir şeyi olmadığında yorgunluk ve bitkinlik duyar.
Aşık, bıkkınlık diye bir şey bilmez; ruhu dinç, bedeni zindedir.
Aşık, sevgilisi dışında başka şey bilmez.
Aşığın gözü, sevgilinin varlığıyla görür.
Aşık, ancak sevgilisinin sözüyle konuşur

İbn-i Arabî’nin “İlahi Aşk” adlı kitabından aşk yolunun yolcularına.


0 Yorum - Yorum Yaz

Futuhatı Mekkiye    05.11.2010

Arabi hazretlerinin bir başka mana eseri..


0 Yorum - Yorum Yaz

Hamza Kılıç Kitapları    05.11.2010

Sistematik tevhid bilgileri içeriyor.


0 Yorum - Yorum Yaz

Varidat Şerhi    06.11.2010

Şeyh Bedrettin Hazretlerinin doğuşları, Seyyid Muhammed Nur'un şerhi.. 

 


0 Yorum - Yorum Yaz


Upanişadlar Hint düşüncesinin en eski ve en değerli metinleri olan Vedalar'dan Sama Veda'nın en seçkin bölümlerinden meydana geliyor.


0 Yorum - Yorum Yaz

Fususda anahtar kavramlar    05.11.2010

Okunmazsa olmazsa olmaz.

'Dünya Görüşü': 1) Âlem-i Gayb'da Zâtı'yla mestûr Hakkı'ı, Âlem-i Şehâted'te en mükemmel tecellîgâhı ve Halîfesi olan İnsân-ı Kâmil'e birleştiren ve ontolojik bir Nüsûl (İniş) ile ontolojik bir Mi'râc'a (Yükseliş'e) mesned olan bir tecellîler eksenini, ve 2) bu eksen etrâfında seyelân eden ilâhi Ralmet'in her an bir halk-ı cedid (yeniden yaratılış) ile alemlere yansımasının idraklere sunulan İlâhi Rahmet'in her ân bir halk-ı cedîd (yeniden yarıtılış) ile âlemlere yansımasının idrâklere sunulan İlahî Senaryo'sunu tafsîlen kucaklayan bir görüştür.
Hikmet işte bu İlahi Senaryo'yu keşfetmekten, fehmetmekten ve bilinçle yaşamaktan ibârettir!
Toshihiko İzutsu'nun bu incelemesi bu fehâmete katkıda bulunan pek kıymetli bir eserdir.


0 Yorum - Yorum Yaz

Fususü`l-hikem    05.11.2010

Fususü`l-hikem, Muhyiddin-i Arabi`nin hicri 627 yılında Şam`da bulunduğu sıralarda bir gece görmüş olduğu gerçek bir rüyanın ilhamıyla yazılmıştır. Şeyh, o gece mana aleminde Hazreti Peygamber`i (S.A.V.) görmüş. Elinde bir kitap tutan Hazreti Peygamber (S.A.V.) kendisine hitap ederek, "Bu Fususü`l-hikem kitabıdır. Bunu al ve halkın faydalanması için muhteviyatını açıkla" demiştir. Şeyh de Yüce Peygamber`in bu manevi işaretine uyarak aldığı emir ve ilham çerçevesi içinde, kitap muhtevasını, artıksız ve eksiksiz olarak Hazreti Peygamber`den (S.A.V.) aynen nakil ve tercüme etmiştir.

Her nebiye bir hikmet verilmiş olduğu ve yirmi yedi peygamberin ayrı bir hikmeti temsil ettiği fikrinden yola çıkan eserde, Vahdet-i Vücut zaviyesinden bu hikmetlerin izah ve tahlili yapılmıştır. Bütün bu hikmetlerin hulasasının Hazreti Muhammed`de (S.A.V.) mevcut bulunduğunu ve onun bütün nebi ve resullerin esrarına hamil en son peygamber olduğu ispata çalışılmıştır.

Muhyiddin-i Arabi`nin vefatından 11 yıl önce yazdığı Fususü`l-hikem, Şeyh-i Ekber`in en olgun çağına rastlar. Eserin doğrudan doğruya Hazreti Peygamber (S.A.V.) tarafından Şeyh-i Ekber`e talim ve telkin edilmiş olduğu gözönüne alınarak tasavvuf ehli tarafından, Fusus bir hadis kitabı gibi telakki edilmiş, büyük İslam sofilerinden ve saygılı Fusus`taki inceliklerin şerh ve izahıyla uğraşmıştır.


0 Yorum - Yorum Yaz


pozitif bilimlerin sınırında bilim ile tasavvuf ortak bir düşünce şeklini işaret ederek bütünsel bir bakışa kapı aralıyor. Kuantum kuramının felsefi açılımını günümüz insanının düşünce ve davranışlarına uyguladığımızda "Kuantum Bilgeliği" şeklinde tanımlanabilecek yepyeni bir bakış açısı karşımıza çıkarıyor.
Bu kitapta sadece Kuantum kuramından değil, doğadaki karmaşadan, fraktallerden, belleğin holografik yapısından, temel parçacıkların sicim kuramından, sibernetik sistemlerden, yapay zekâdan ve ışıktan hızlı hareket eden takyonlardan söz ediliyor. Düşüncenin farklı boyutlarını oluşturan ve kadim bilgeliğin parçası olan Tao öğretisi ile Şamanlık da bu arada ihmal edilmiyor. Şaman mistisizminden söz ederken Asya'dan Meksika'ya kadar yaygın bir coğrafyada binlerce yıl etkin olmuş bir kültürün izleri sürülüyor.


0 Yorum - Yorum Yaz

Âmâk-ı Hayal    05.11.2010

Tasavvufun en keyifli anlatımlarını okuyacaksınız.

Âmâk-ı Hayal / Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi

'Tuhaf! Varla yok hiç bir olur mu? Örneğin ben şimdi varım, yarın yok olacağım. Bu ikisi arasında fark yok mu? ' dedim.

Deli, başını çevirdi. Kahkahayı bastı:

'Vay! Sen varsın ha? ! Acaba var mısın? '

Ruh ve madde âlemi arasında varlığın hakiki manasını arayan Raci'nin yolu nihayet bir gün, mezarlıktaki küçük kulübesinde yaşamını sürdüren Aynalı Baba ile kesişir. Benliğini şüphe ejderhasına teslim etmek üzere olan Raci'nin kafasındaki sis perdesi, bundan sonra yavaş yavaş dağılır ve bizleri tadına doyamayacağımız heyecanlı bir yolculuğa çıkarır. Raci'nin, hayalin derinliklerinde hiçlik zirvesinden Zerdüşt'ün diyarına, Kaf ve Anka'ya, oradan da ilahi aşkın nuruna doğru yaptığı bu manevi yolculukta tasavvuf deryasının sırlarına doğru kanat çırpacaksınız.


0 Yorum - Yorum Yaz
Takvim
Saat
Hava Durumu
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.28147.3105
Euro8.55998.5942