Üyelik Girişi
Paylaşımlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret67917
    • Biz, ona şah damarından daha yakınız. (Kaf 16 )
    • Nefsini bilen Rabbini bilir (Hadis-i Şerif)
    • Ne ararsan kendinde ara,Kudüs'te Mekke'de Hac'da değil.(Hacı Bektaş Veli)
    • İlim ilim bilmektir,ilim kendini bilmektir.(Yunus Emre)
    • Bayram özünü bildi,bileni anda buldu,bulan ol kendi oldu sen seni bil sen seni(Hacı Bayram Veli)
    • Zatı Hakkı anla zatındır senin,Hem sıfatı hep sıfatındır senin,Sen seni bilmek necatındır senin,Gayri bakma sende iste sende bul (Niyazi Mısri)
    • O'nu senden dışarıda değil kendi nefsinde ara(Mevlana)

Hasan Fehmi Divanı

 

DİVAN                                                  

 

...........................................................................

 

Ya Rabbi beni ağyare saldırma

Bu'd fırkatın narına yandırma

Mu'tad et kalbimi zikrinle daim

Uyandır nevm-i gaflete daldırma

 

Bad-ı seher-i aşkını kalbimde

Estir erisin ol şirk-i hafiye

Şems-i hakikatın tığını saldır

Açılsın marifet gülün soldurma

 

Özümü özünden olduğun bildir

Sözümü sözünden olduğun bildir

Emraz-ı a'veri gözümden kaldır

Biri bir göreyim iki sandırma

 

Hadis-i kudsinde kim buyurdun Sen

Sevdiğin kuluna hep verirsin Sen

Gözünden görmeye göz olursun Sen

Bu zümre kullardan beni ayırma

 

Sehab-ı cehlimi kaldır aradan

Nur-i irfan ziya salsın her yandan

Göreyim cemalin ben ben olmadan

Gözümü serab-ı zille kaydırma

 

Vaslına muhabbet nimettir bana

Birliğe ulaşmak izzettir bana

Hicab-ı cenneti sed çekme bana

Huri gılman ile beni kandırma

 

Mahvedip FEHMİ'yi mahz-ı zat eyle

Bekada baki kıl izzü cah eyle

Cemalin keşfedip dilküşad eyle

Hicrile Berzah'ta beni durdurma

 

.....................................................................

 

Bey'at-ı Hakk'ı,Muhammed'den kılanlar Merhaba

Buldunuz iman-ı kamil cümle yaran Merhaba

 

Varis-i Nebi'dir,ol Nur Muhammed esfiya

Gün gibi doğdu bu alem yüzüne saldı ziya

 

Oldu imam ehl-i aşka,verdi müezzin sala

Kıldılar dört farz namazı okudu "Kad efleha"

 

Geçtiler zevk-i fenadan buldular zevk-i beka

Kıldılar vahdette namaz,ettiler mirac Hakk'a

 

Sidre-i Münteha olmaz aşığa durak makam

Geçtiler "Kavseyn" e anlar ettiler canı feda

 

Ol yüz-i bedr-i münir ahzeyledi şemsten ziya

Cümle erbab-ı ulumun kalbine verdi cila

 

Cilve-i Ma'şuk'a sabretmek gerektir aşığa

Bir cefası içre FEHMİ'ye gelir yüzbin sefa

 

.....................................................................................

 

Geldi Muhyiddin hakikat alem içre ağniya

Kapısında Padişahlar oldular kul ve keda

 

İlmi,ağzından Rasul'ün aldı ol ali cenab

Eyledi ihsan ona ol Fahr-i Alem Mustafa

 

Rüşd-i alem oldu asrında bilenler bildiler

İstidadı tam olanlareylediler iktida

 

Ol güruh-ı akl olan sofular onu bilmedi

Ona Zındıktır demekle düştüler hep mehlika

 

Bahr-ı ahdardır makamı Hızr'a yoldaştır o pir

Nevm-i gafletten uyandırdı nice yüzbin Musa

 

Ab-ı hayat menbaıdır kendisi haydır müdam

Etti ihya dini ilmiyle yeniden ol sima

 

Bahr-ı ilmine kayık salmak bana mümkün değil

Eyle himmet FEHMİ'ye yolundayım çün bir feda

 

.......................................................................................

 

Ey zahid gel zühdünü ko

Aşka eyle iktida

Göresin hep ehl-i aşk

Olmuşlar halka mukteda

 

Cümle kervandır bu alem

Ehl-i aşktır rehnüma

Gel karib ol kaçma zinhar

Sen kalırsın bineva

 

Çünkü "Yuhibbüne" geldi

Ol gani Hak'tan bize

Nidelim gayre muhabbet

Çün değil emr-i Hüda

 

Etme rağbet perhize sen

Gel beru ey hoşimend

Niceler perhizle bunda

Oldular Hak'tan cüda

 

Rüz u şeb taat ibadet

Eylemez vasl-ı lika

Aşkile yoldaş olanlar

Buldular derde deva

 

Ara bul mürşid-i kamil

Çünkü oldur Haknüma

Hep erenler füyuzat

Oldu ol yüzden hida

 

TALİBİ'yle sohbet eyle

Her sözüne tut sima

Sehpa-yı aşkın şarabın

İçirir her dem sana

 

......................................................................

 

Ey merd-i kamil

Bulunma gafil

Ol Hakk'a vasıl

Aşk meydanında

 

Ver kalbe cila

Et nefsin imha

Oldur Haknüma

Aşk meydanında

 

Et nefsle savaş

İrfana ulaş

Ver can ile baş

Aşk meydanında

 

Bul irfan kanın

Göstersin yarın

Yok eyle varın

Aşk meydanında

 

Bülbül ol güle

Düş dilden dile

Cevre sabreyle

Aşk meydanında

 

Arama izzet

Çün buldun zillet

Ol imiş devlet

Aşk meydanında

 

FEHMİ et sohbet

Gitsin cehalet

İrfandır cennet

Aşk meydanında

 

.....................................................................

 

"Nahnü akrabü" hitabetti Cenab-ı Kibriya

Fehmi'de gör bu rumuzdan ibret al ey bivefa

 

Kurb-i nevafille erdi hep bu sırdan esfiya

Gördüler Hak ile Hakk'ı cümle eshab-ı sefa

 

Abdi,zahir ol şudud et Hakk'ı batından müdam

Ol vücud-ı vahidin emrinde et ahde vefa

 

Kalb-i safvetle yanaş mürşide,bezl-i himmet al

Kenz-i mahfiden olur zahir gani irfan sana

 

"Festakim kema ümirte" dedi çün Kur'an'da Hak

Telkine eyle riayet kamile et iktida

 

Nehr-i cari ol sülukunda yüzün ummana tut

Sil süpür siva kazuratın canın bulsun lika

 

Şer'i esas üzre kur,Tevhit sarayın yüce kıl

Çık otur taht-ı dilarada nazar et her yana

 

Hak yolunda ol mücahit bula gönlün inşirah

Bin maarif refrefine edegör azm-i beka

 

TALİBİ söyler dilinden Hak ile biiştibah

İşitir kulağı Hak'tan her kelamı mutlaka

 

......................................................................

 

 

Doğdu ol şems-i hakikat,saldı aleme ziya

Feyzine mazhar olanlar,buldular hayyü'l-beka

 

Teşnedil olana sundu,ilm-i ledün kevserin

Doğdu hikmet kalblerinde,buldular zevk-i feza

 

Merhaba ya Mustafa,ey nur-i alem merhaba

Merhaba ya kurrete'l-ayn-i Habib-i esfiya

 

Kenz-i Rahman'dır vücudun,sırr-ı hikmet sendedir

İlm u irfan bahşetti bize dilin ey dilküşa

 

Sen habibullah olupsun sevmeyen kimdir seni!

Can feda etmiş yolunda yürür nice bin keda

 

Ruh-ı pakine varır,günde nice yüzbin sala

Sensin ol mürşid-i alem,sendedir derde deva

 

Baş açık yalın ayak,kapında mücrim bendeyim

Kıl şefaat FEHMİ'ye,ol günde kim ruz-i ceza

 

.....................................................................

 

Yanıp yıkıldım ateş-i aşka

Kül olup savruldum harman-ı aşka

 

Aşıka cennet aşkıdır anın

Meftun olmuş yürür gülzar-ı aşka

 

Zahidin zühdü cennettir ona

Onun için varamaz meydan-ı aşka

 

Hakk'a varılmaz ucb u kibrile

Yandır onları suzan-ı aşka

 

Mağrur olma sen arifim diye

Sohbetten kaçma gel irfan-ı aşka

 

Kır sen taptığın nefsin putların

Kalb-i selim ol gel berdar-ı aşka

 

Kalayla FEHMİ ahlak kabını

Onu mesken eyle Sultan-ı aşka

 

......................................................................

 

Dervişler daim çekerler cefa

Hak için başa gelir her bela

Aşkın ile yar eyledin beni

Oldu bu gönlüm ona mübtela

 

Nice divane olmasın gönül

Göründü ey dost zülüfün bana

Can ile başım feda uğruna

Yeter bir görsem,cemalin bana

 

Aşk deryasının filkine bindim

Gark olsa cihan bir seyran bana

Nadan ne bilsin aşkın halinden

Ona da ihsan eylesin Huda

 

Şarab-ı hüsnün layezalinden

Sundu bir kadeh ol saki bana

Görünce hüsnün her yüzden FEHMİ

Sevda-yı aşkın yerleşti cana

 

.......................................................................

 

Ezelden bu aşka oldum mübtela

Bana ihsan etti ol Gani Mevla

Onulmaz derdime eylerim deva

Bana ihsan etti ol Gani Mevla

 

Aşk oluptur benim yolumda burak

Yokuşu düz eder geceyi işrak

Yakın eder her ne var ise uzak

Bana ihsan etti ol Gani Mevla

 

Hakk'a aşık olan denildi aşık

Hakikat aşına aşk olur kaşık

Büyüğe döşektir küçüğe beşik

Bana ihsan etti ol Gani Mevla

 

Aşk ile Tevhid'de görenler staj

Uyanır onların kalbine sırac

Olur onlar akran içinde sertac

Bana ihsan etti ol Gani Mevla

 

Aşk oldu FEHMİ'nin yolunda rehber

Onunla Hızır'a eyledi sefer

Ondan etti ilm-i ledünn'ü ezber

Bana ihsan etti ol Gani Mevla

 

........................................................................

 

Dilruba vaktin seherinde doğar envar bana

Senden artık gönlüm içre bir muhabbet yok bana

 

Ta ezelden ben senin aşık-ı üryanınım

Cilve-i gamzın okundan yara açtın sen bana

 

Sen mürid-i mürşidansın verdiler bir ad bana

Mahvolup suretle esma oldu Hak mihman bana

 

Herkese kırk erbain verdiler doksan bana

Hubb-i Hak'tan elli lira bir ceza çok az bana

 

Vahdetin kesreti doğan üç gün eyledi devam

Doğdu gün mağribten,oldu her cihet seyran bana

 

Bahr-ı "Ev edna" ya saldık gemimiz tutmaz tufan

FEHMİ kadrin kim bildiyse etti Hak ihsan ona

 

Ey dilara,bağ-ı lütfun verdi neş'e canıma

Tal'at-ı nurun hayat bahşeyledi dilhaneme

 

Ruy-ı hüsnündür görünen sevmemek imkan mı var

Her bakışta zevk-i tezyid eyledi irfanıma

 

Bir cemali nice yüzbin şekle nakkaş eyledin

Cümle nakkaş içre bir yüz görünür didarıma

 

Vuslat-ı Ma'şuk yanında zevk-i cennet kandedir

Bağ-ı cinan,huri gılman hiç görünmez aynıma

 

Leşker-i aşk uğrayıp her varlığım etti harab

Hubb-i Hak'tan gayrı birşey gelmez artık kalbime

 

Nisbet-i vücud mahvoldu,sıretim buldu beka

Ol beka ilinde ben hamdeylerim Subhan'ıma

 

İhtiyacındır bilinmek FEHMİ'yi var eyledin

Ta ezelden bu hitabı söyledin kulağıma

 

Mürşidim Ali Rahmi

Bildirdi beni bana

Ol irşad-ı manevi

Bildirdi beni bana

 

Aşktır bana bidayet

Yokluk oldu nihayet

Erdi Hak'dan inayet

Bildirdi beni bana

 

Sermayemdir yokluğum

Hak varlığıdır karım

Gönlümdeki mihmanım

Bildirdi beni bana

 

Terkedince varlığım

Gitti gönül darlığım

Zevk ile irfanlığım

Bildirdi beni bana

 

Oldum Tevhid'e davet

Hemen ettim icabet

Ol sıdkile şehadet

Bildirdi beni bana

 

Neylem ben bu dünyayı

Hem istemem ukbayı

Buldu gönül Mevla'yı

Bildirdi beni bana

 

FEHMİ buldu vahdeti

Ol dost ile halveti

Nur Muhammed himmeti

Bildirdi beni bana

 

......................................................................

 

Bak şu Hakk'ın hikmetine

Nice dert verdi bana

Çün ezelden dertli idim

Yine dert verdi bana

 

Aradım buldum tabibi

Sıdkile uydum ona

İçirdi sehpa-yı camı

Ol imiş derman bana

 

Nice bir derttir acaip

Mübtela oldum ona

Geldiğince hatırıma

Hiç rahat vermez bana

 

Yine tuttu eski derdim

Ne olur bu hal bana

Kaynayıp taştı içerden

Mevc urur derya bana

 

Böyle bir derde giriftar

Olmamış hiç kimse de

Debreşir eski yareler

Dert olur derman bana

 

Öyle bir ma'şuka aşık

Olmuşum hiç misli yok

Görmeyince hub cemalin

Dü cihan zindan bana

 

Neylerim evrad kuyudat

Var iken ol yar bana

Görmezem nücum ziyasın

Çün doğar envar bana

 

Öyle bir çeşm-i siyaha

Mail oldum ben bugün

Her nazarda çeşm-i dil-

-Ara hayat verir bana

 

Niceler geldi ve geçti

Ol yüze kör oldular

TALİBİ gördüm dese de

Hiç kanar olmaz bana

 

......................................................................

 

Herkesin bir sevdası var

Biri mal olmaz bana

Aşıkım ol bimisale

Misal olmaz yar bana

 

Bilmezem nedir kusurum

Küstü cananım benim

Rahat olmaz deli gönül

Gülmeyince yar bana

 

İçmez isem gamze-i

Nazından onun kevseri

Bağı cennette olursam

Görünür zindan bana

 

Kısmeti,ruz-ı ezelde

Kullara bahşeyledin

Kimseye dost olmayan

Bir tali'i verdin bana

 

Mahzeninde olmayan bir

Yokluğu verdin neden?

Ol hazine-yi gınadan mı

Gelir yokluk bana?

 

Bilir iken cümle varlık

Hep Sen'in,muhtac benim

Aciz ü naçar olursam

Niçin gelir gam bana?

 

Yokluğu varlık bilirsen

İzzetin oldur senin

FEHMİ bildinse bu remzi

Dü cihan bostan sana

 

.......................................................................

 

Yine yaz oldu gönül,açtı bahar eşcar bana

Açtı evrak libasiyle göründü ol dost bana

 

Öyle bir gülzare düştüm ki zevk-i cinan bana

Harir atlasla donanmış hem,bakar ol dost bana

 

Nasibim ruz-i ezeldendir,göründü ol bana

Anın için her nazar gamze eder ol yar bana

 

Cümle alemden müberradır görünen yar bana

Saray-ı şehr-i hakikatta görünür ol bana

 

Sofular vasf-ı cemalinden sual eder bana

Edemem tarif kemalin,mahiyet olmaz bana

 

Görmüş olsa sofu ol yüzü,nedir evrad ona ?

Unuturdu taat evrad,can verirdi ol ona

 

Gel götürem seni ol yare ki mahremdir bana

TALİBİ'nin derdine düş,sözleri burhan sana

 

......................................................................

 

Hak buyurdu "Fezküruni"

Emre taat etsene

Gafil olma her nefeste

Hakk'a zakir olsana

 

Çün buyurdu Hak Teala

Sem'-i kalbi açsana

"Kad fetenna kavmeke" de

Sen rumuzu bilsene

 

"Lillahi'l-emru cemia"

Kelamın fehmetsene

Geç ikilik nisbetinden

Fail Allah bilsene

 

Çünkü mevsuf Hak oluptur

Böyle nazar etsene

Hem "Semi'ul basir" Ol'dür

"Ayne'l-yakin" görsene

 

Çün vücudun Hakk'a mazhar

Zatına mahvolsana

Yok edip kendi vücudun

"Küntü kenz" i bulsana

 

"Küllü men aleyha fanin"

Sırrın agah olsana

Baktığınca şeş cihette

Vech-i Hakk'ı görsene

 

TALİBİ sırr-ı hüviyyet

Menbaından içsene

Bir zaman çıkıp bekaya

Hakk'ı zahir görsene

 

.......................................................................

 

Derman arama derdine

Derdin yeter derman sana

Fakrile eyle iftihar

Zillet yeter devlet sana

 

Zevkine uydur kulluğu

Hak'tan ata bil yokluğu

Mahveyle sen ağyarlığı

Hep görüne dildar sana

 

Dünya ile ukbayı bırak

Var ol kuru sevdayı bırak

Ol beni zakir,dedi Hak

İşte yeter canan sana

 

Dinle güzel mürşid sözün

Aç gözlerin hem gör yüzün

Uydur izine hep izin

Şeyhin yeter burhan sana

 

Aşkı yar et,yoldaş yeter

Kalbi zikrin haldaş yeter

Kıl tefekkür sırdaş yeter

İhsan eder irfan sana

 

Aşk ile olsun pazarın

Ko nefsin hep arzuların

Ver gıdasın murg-ı ruhun

Ondan doğar envar sana

 

Aşk ile sen ol arkadaş

Nefsinle et daim savaş

Kıl tarümar nefs askerin

Olsun emin yollar sana

 

Bin sen ol aşk burağına

Azmeyle dost iklimine

Kurban olursan uğruna

Yakın olur uzak sana

 

Allah der isen her nefes

Kalbin olur beyt-i akdes

Onda huzur et kıl namaz

Ehven olur mirac sana

 

Nedersin sen mülk-i fena

Eyle taleb azm-i beka

Ondadır ol vasl-ı lika

Didar olur ihsan sana

 

FEHMİ sen çıkma kesrete

Halvet edip düş vahdete

Eriş ol ulu Hazrete

Vuslat yeter seyran sana

 

.....................................................................

 

Surette dört terkibim sırette hem beştenim

Ol vücud-ı cevherim Hakk'a etti inkılab

 

Hakk'ın sureti olan hem odur sıret bana

Vücudum bulmaz fena suretimdir bir serab

 

Ben var oldum varlıktan nefh oldum zat-ı Hak'tan

Zikr-i "Ene'l-Hak" bana ondan oldu istilab

 

Madem ki kul Hak olmaz,kul Hakk'ın gayrı olmaz

Kul çün ayn-ı Hak olmaz kimdir kul kimdir Çalap?

 

Kulun varlığı Hak'tır kul esmadan elyaktır

Cismin hiç hükmü yoktur döner suda bir dolap

 

Hak faildir hem muhtar kulda yoktur ihtiyar

Onun için ehl-i Hak etmedi hiç ittirab

 

FEHMİ Hakk'ı arif ol hem kadere bağlı ol

İhtiyarın terkeyle işleme günah sevab

 

 

Bugün erdi bana imdad

Uyandı gönlüm oldu şad

Dilerim Bari Mevla'dan

Vere her salike irşad

 

Behey aşık şuurun ne

Bu seyranda şuhudun ne?

Çü vardın "Kabe Kavseyn'e

O zevkten var mı bir müzdad?

 

Müsemmasın cemi esma

Sana talim olundu bil

Sen ol arif-i billahsın

Sana insan denildi ad

 

Senin mülkün timarında

Melekler oldular memur

Ki sen mesned-i Adem'sin

Mülk içi hep sana münkad

 

Celali perdesidir hep

Cemalin setreder daim

Cehennem gör hicab oldu

Giremez cennete ifrad

 

Bu varlık dağı ardında

Haber aldınsa Şirin'den

O dağı delmeğe ancak

Kişi kim olmalı Ferhad

 

Zülüf-i Ma'şuk'u görmek

Kifayet etmez aşığa

Yanar içi olur büryan

Ki vuslattır hemen maksad

 

Bu aşk,bir nar-ı muhriktir

Olunmaz arzuya teşbih

Ki cennet arzusunda hem

O zevke ermedi zühhad

 

Okuyan ders-i Ma'şuk'u

O bildi halet-i aşkı

Olur FEHMİ gibi mecnun

Eder Leyla'yı dilde yad

 

.....................................................................

 

Firkatın narına yandım

Ya Rasulallah meded

Vuslatın aşkıyla doldum

Ya Rasulallah meded

 

Nice takat getirir ol

Can senin medhin duyar

Yandı gönlüm külhan oldu

Ya Rasulallah meded

 

Ruz u şeb ağlar dururum

Çağırırım el'aman

Bab-ı lütfundan kerem kıl

Ya Rasulallah meded

 

Dert senin derman senindir

Yoluna bunca keda

Onun için can verirler

Ya Rasulallah meded

 

"Men raani" sırrına

Vakıf oluptur aşıkan

Cümlenin muradı sensin

Ya Rasulallah meded

 

Nefsimin kesret-i cürmünden

Yüzüm daim siyah

Gün begün artmakta isyan

Ya Rasulallah meded

 

Bin haya ile kapında

TALİBİ şefkat umar

Eyle ihsan kıl şefaat

Ya Rasulallah meded

 

.....................................................................

 

Gel ey kardeş sen de gafletten uyan

Mü'min olan durmaz zindan içinde

 

Yakıp varlık dağın şöyle merd ol kim

Gerdanı kan eyle irfan içinde

 

Benlik ile Hakk'a tuğyan eyleme

"La tüşriku" dedi Kur'an içinde

 

Mevla'yı ararsan zahirde ara

Göresin Anka'yı ol Kaf içinde

 

Balıklar ummanı arayıp gider

Nice görsün kendin umman içinde

 

Hakikat güneşi doğmuş üstüne

Nice görsün şemsi,sehab içinde

 

Gel ey FEHMİ sen de Hakk'ı fehmeyle

Gör ne cevherler var vicdan içinde

 

.....................................................................

 

Gir Kamil gönlüne cennet dilersen

"Fedhuli" buyurdu Kur'an içinde

 

Ol Hümapervaz'ın sayesinde dur

Nail-i refah bul irfan içinde

 

"Men raani" çün buyurdu ol Rasul

Gör ne cevher var bu sadef içinde

 

Oku ezber "İlm-i Ledün" dersini

Hikmet tulu etsin vicdan içinde

 

Hakikat mürşide eyle intisab

Bulasın dermanı derdin içinde

 

Mürşide bende ol Hakk'ı seversen

"Fettebiuni" dedi Kur'an içinde

 

"Seb'a'i mesan" dersidir Tevhid

Fatiha okundu Mushaf içinde

 

Sözlerime kulak tutan aşıklar

Arif olur onlar akran içinde

 

FEHMİ sana ilm-i "Hikmet" vehbidir

Berkurur irfan gönlün içinde

 

......................................................................

 

Gezme avare bakma ağyare

Bul derde çare aşk ateşinde

Bakma sol sağa olma sen karga

Ver zevk dimağa aşk ateşinde

 

Bil işin fendin bilesin kendin

Gör ol Hu bendin aşk ateşinde

Bakma uzağa düşme tuzağa

Dal gülşen bağa aşk ateşinde

 

Sanma sen gayrı Hak senden ayrı

Bul bu esrarı aşk ateşinde

Aşıksan candan korkma sen nardan

Yan çık evhamdan aşk ateşinde

 

İstersen yarı kaldır hicabı

Seyret cananı aşk ateşinde

Oku akaid,anla fevaid

Bul sen hakayık aşk ateşinde

 

FEHMİ kıy cana gir bu meydana

Yan ol pervane aşk ateşinde

 

.......................................................................

 

Sabah namazına hazır olanlar

Onlardır ef'ali Hakk'a verenler

"Fail Hak'tır" diye huzur ederler

Yalvar kul Allah'a seher vaktinde

Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

 

Öğle namazını kılan mü'minler

Her sıfatı Hakk'a nisbet ederler

Her nazar Mevsuf'u şuhud ederler

Yalvar kul Allah' seher vaktinde

Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

 

İkindi namazın cemaatla kıl

Vücud vücudullah,gayrı yoktur bil

Cümle alem fani,Hak'tır baki bil

Yalvar kul Allah'a seher vaktinde

Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

 

Akşam namazını imamla kılan

Onlardır Allah'ı hem zahir gören

Hak söyler "Ene'l-Hak" kulun dilinden

Yalvar kul Allah'a seher vaktinde

Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

 

Yatsı namazında eyle sen huzur

Muhammed yüzünden Hak zahir ol

Hak batın ile halk zahir ol

Yalvar kul Allah'a seher vaktinde

Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

 

Salat-ı Vitir-i kılan muhakkak

Evvel,ahir,zahir,batın olur Hak

Kalmaz şirkin,abid,ma'bud olur Hak

Yalvar kul Allah'a seher vaktinde

Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

 

"Teheccüd" namazı farz değil sana

"Yetim malı" dır yaka baştan başa

Teberrüken kılar,FEHMİ,yok haşa

Yalvar kul Allah'a seher vaktinde

Yalvar kul Allah'a beher vaktinde

 

......................................................................

 

Behey arzu-yu dildare

Hakk'a yalvar seherlerde

İçip hamra-yı peymane

Hakk'a yalvar seherlerde

 

Behey Leyla'ya divane

Değildir böyle merdane

Yanıp aşka ol pervane

Hakk'a yalvar seherlerde

 

Seherde "Selsebil" iç sen

İkincide "Rahik" iç sen

Üçüncüde "Tesnim" iç sen

Hakk'a yalvar seherlerde

 

Seherin vaktidir bu hem

Seherin sohbetidir hem

Seherin zevkidir bu hem

Hakk'a yalvar seherlerde

 

Seherde uykudan kalk sen

Salat-i Subh-u kıl hem sen

Ki "Fail Hak olur" bil hem

Hakk'a yalvar seherlerde

 

Seherde terket eşgali

Yanıp dert ile et ahı

Çü gördün zülf-i Leyla'yı

Hakk'a yalvar seherlerde

 

Gel ey derd-i biçare

Sakın aldanma ağyare

Konuş benimle ey yar'e

Hakk'a yalvar seherlerde

 

Nice evliyalar geldi

Seherin subh'unu kıldı

Bize remzin beyan etti

Hakk'a yalvar seherlerde

 

Gel ey sen TALİBİ daim

Huzur-ı Hakk'a dur daim

Olasın dost ile kaim

Hakk'a yalvar seherlerde

 

.....................................................................

 

Sen bir aşıksın ma'şukun nerde?

Haber almışsın uzak bir yerde

Sil gözünü gör ma'budun nerde

Abid olur mu Ma'bud'a perde

 

Şirk sekri sende tuğyan eylemiş

Yol bulamazsın zevk-i Tevhid'e

Soyun dal sen de bahr-ı muhite

Cevher bulunmaz her bir nehirde

 

Bülbül zevk almaz altın kafeste

Nice durursun sen bu zulmette

Uçur şad eyle murg-ı ruhunu

Seyran eylesin enfüs afakta

 

Aşık olanlar irfan buldular

Zevke erdiler aklın ardında

Mecnun olmadan Leyla bulunmaz

Akıl kalır mı dar-ı mahbubta

 

Mürüvvet ettin beni bu derde

Her kim koyduysa olsun cennette

Mecnun'a birşey sual olunmaz

Yazmadı kalem,levh-i mahfuzda

 

Cemal-i yare bakarken FEHMİ

Tevhid hançerini duymadı canda

 

.....................................................................

 

Gel ey aşık-ı biçare

Cihanda gezme avare

Var iken derdine çare

Ara bul onu bir yerde

 

Çün dersin aşkım ben de

Kani Hak sevdası sende

Duran huzurda bir merde

Eder mi boş yere secde?

 

Sakın sen kendini hardan

Şefaat umma gel körden

Atar aşağı bir yerden

Geçer ömrün o boş yerde

 

Ara bir mürşid-i kamil

Olasın ilmine nail

Bilişin cümle et zail

Erersin zevke her yerde

 

Seni iğfal eden cahil

O,Hak'tan kendisi gafil

Bu sözler hep sana vafir

Tutarsan pendimi sen de

 

Arama Hakk'ı sen nerde

Çu mevcuttur o her yerde

Arada sen iken perde

Allah'ın nerde,sen nerde?

 

Bu sözler hep seni irşad

Oku gönlünü eyle şad

Gidersin bir gün ansızın

FEHMİ bulunmaz ol yerde

 

......................................................................

 

Ey gönül tefekkür eyle

Esrar-ı Hakk'ı fehmeyle

Ol beyt-i kalbe ver cila

Her nefes zikrullah eyle

Kalb ile fikrullah eyle

 

Zikrullah nefsin öldürür

Hem seni sana bildirir

İrfanla seni doldurur

Her nefes zikrullah eyle

Kalb ile fikrullah eyle

 

Esrar-ı Tevhid'i bilmek

Eyledi da'vet Muhammed

Çünki eyledin icabet

Her nefes zikrullah eyle

Kalb ile fikrullah eyle

 

Gir sen irfani cennete

Garkol sefa'yı izzete

Ermek dilersen devlete

Her nefes zikrullah eyle

Kalb ile fikrullah eyle

 

Sivaddan kalbin eyle pak

Tecelli etsin hubb'i Hak

Sücud-i kalb odur mutlak

Her nefes zikrullah eyle

Kalb ile fikrullah eyle

 

Tevhid et Hakk!ı Hak ile

Efal, sıfat u zat ile

Gir ol vücud-i vahide

Her nefes zikrullah eyle

Kalb ile fikrullah eyle

 

Mahvet vücudun kıl fena

Fena-yı tamda bul beka

Yetmezmi sana bu safa

Her nefes zikrullah eyle

Kalb ile fikrullah eyle

 

Uyandır kalbin arif ol

Salat-ı hamse dahil ol

Huzur-ı Hakk'a kaim ol

Her nefes zikrullah eyle

Kalb ile fikrullah eyle

 

FEHMİ'nin sözün yad eyle

Sırrına ermek cehdeyle

Ol dil canı şad eyle

Her nefes zikrullah eyle

Kalb ile fikrullah eyle

 

.....................................................................

 

Gelin derviş olalım

İlm-i irfan bulalım

Zikre meşgul olalım

De La İlahe İllallah

 

Emreder Kur'an'da Hak

"Fezküruni" dedi bak

Oku ondan bir sebak

De La İlahe İllallah

 

Zikredenler mest olur

Allah ile dost olur

Her murada rast olur

De La İlahe İllallah

 

Bülbül olan zar olur

Yanar içi nar olur

Sonunda gülzar olur

De La İlahe İllallah

 

Güle bülbül olalım

Bülbüle gül olalım

Doğru yolu bulalım

De La İlahe İllallah

 

Lafz-ı Tevhid nedelim

Taklidi terkedelim

Sırr-ı Tevhid bilelim

De La İlahe İllallah

 

Nakşibendi şöhretin

Melami'dir sıretin

TALİBİ'nin zimmetin

De La İlahe İllallah

 

La İlahe İllallah Muhammed Resulüllah

 

......................................................................

 

Ey Gönül,sen aşkı yar et

Bin ol burağa seyran et

Akl-ı Cibril'in burhan et

De La İlahe İllallah

 

Hicr-i kesretten uzlet et

Fakr-i fenada sohbet et

Bahr-ı vahdet'e vuslat et

De La İlahe İllallah

 

Bu faniye bek, al ibret

Serabtır ancak şuhud et

Beka-yı zatı vatan et

De La İlahe İllallah

 

Yoksun yokluğuna sabret

Varlığın Hak'tandır şükret

Hak'la Hakk'ı hem fikret

De La İlahe İllallah

 

Allah de her nefes zikret

Oynasın kalb-i basiret

Murg-ı ruhun alsın lezzet

De La İlahe İllallah

 

Tefekkür eyle bir saat

Bir saatın olsun bin saat

Budur ol makbul ibadet

De La İlahe İllallah

 

FEHMİ fehminde sen sabret

Kulsun Rabbine taat et

Fakr-i devletine fahret

De La İlahe İllallah

 

.....................................................................

 

Ey üftade, gönlünden

De La İlahe İllallah

Berkeylesin dilinden

De La İlahe İllallah

 

Delet-i eman budur

Kamil-i iman budur

Cenneti açan budur

De La İlahe İllallah

 

La İlahe İllallah

Lafzını Tevhid sanma

Evrad, esmada kalma

De La İlahe İllallah

 

Bu lafız,suretdurur

İçi hikmet doludur

Dosta vuslat buldurur

De La İlahe İllallah

 

Ma'nası, ab-ı hayat

İçenler görmez memat

Münkir, Nekir'e cevab

De La İlahe İllallah

 

Cennete asan çıkar

Alem-i ervaha uçar

Kabrine rahmet saçar

De La İlahe İllalllah

 

Yakın eder uzağı

Atar yoldan tuzağı

Siler hesab mizanı

De La İlahe İllallah

 

Budur mü'mine burak

Kuş gibi geçer sırat

Nar-ı nırandan berat

De La İlahe İllallah

 

Cehl-i Süfyan'ın kaçar

İrfanın kanat açar

Dost iklimine uçar

De La İlahe İllallah

 

FEHMİ'ye haldaş budur

Yolunda yoldaş budur

Dilinde dildaş budur

De La İlahe İllallah

 

.......................................................................

 

Gelin Tevhid edelim

La İlahe İllallah

Hakk'a doğru gidelim

La İlahe İllallah

 

Dertlerimiz dermanı

Tenlerimizin canı

Canlarımız cananı

La İlahe İllallah

 

Hakk'a doğru gidelim

Hak'la Hakk'ı bulalım

Hak yolunda ölelim

La İlahe İllallah

 

Nar-ı aşka dalalım

Yanalım kül olalım

Bahr-ı vahdet bulalım

La İlahe İllallah

 

Sular gibi akalım

Kuşlar gibi uçalım

Dost ile buluşalım

La İlahe İllallah

 

Sular gibi çağu çak

Dolaşalım dağ u dağ

Bulalım umman-ı Hak

La İlahe İllallah

 

İçelim meyhaneden

Olalım divaneden

Çıkalım bu haneden

La İlahe İllallah

 

Tacu tahttan geçelim

Keçe külah nedelim

Nurdan kırka giyelim

La İlahe İllallah

 

Karga,bülbül halinden

Anlamaz hiç razından

TALİBİ'nin sözünden

La İlahe İllallah

.....................................................................

 

Ey kardeş gel de Allah zikredin dedi Allah

Her nefeste de Allah budur makbul indallah

Zikrin olsun hubbullah fikrin olsun fikrullah

Hubbun olsun hubbullah hiç kalmasın garullah

 

Aşkın olsun aşkullah zevkin olsun zevkullah

Seyrin olsun seyrullah çünkü oldun ehlullah

Allah de avaz eyle ten kafesi çak eyle

Can kuşun azad eyle vuslat etsin ilallah

 

Kalb evini pak eyle ravza-i rıdvan eyle

Hur ile gılman eyle zevke er sen abdullah

Madem ki ben bende yok sen senlikle sende yok

Hak'tan gayrı nesne yok her görünen vechullah

 

Aç gözün ibretle bak görünen değilmi Hak

FEHMİ'nin sözü mutlak zahirim dedi Allah

 

.....................................................................................

 

Ey şeyda'yı Hak de Allah Allah

Ver kalbe berrak de Allah Allah

Leyl ü neharda her bir zamanda

Cümle mekanda de Allah Allah

 

Zakir ol Hakk'a fikretme bakşa

Arif ol Hakk'a de Allah Allah

Hu dolu camdan iç dost elinden

Aksın dilinden de Allah Allah

 

Bülbül ol seste çağır kafeste

Her bir nefeste de Allah Allah

Fiilin et zail Hak olsun fail

Gör Hakk'ı zahir de Allah Allah

 

Ol FEHMİ zakir kalb olsun tahir

Konsun misafir de Allah Allah

 

.......................................................................

 

Zikrederim dost seni

Derim Allah Allah

İçtim "Tesnim" kevseri

Dedim Allah Allah

 

Ey Hudavend-i cihan

Anılırsın bimekan

Senden sana her zaman

Derim Allah Allah

 

Ne göktesin ne yerde

Ne mürdesin ne zinde

Sen mevcudsun her yerde

Derim Allah Allah

 

Ne şarktasın ne garptasın

Ne sağda ne soldasın

Bilir iken bendesin

Derim Allah Allah

 

Aşkın ile dolmuşum

Yanıp büryan olmuşum

İle'l-ebed beyhuşum

Derim Allah Allah

 

Aşk ile pazarım var

Bimisal bir yarim var

Her nazar ihsanı var

Derim Allah Allah

 

Ey Kerim ü Zü'l-Fettah

Zikrin FEHMİ'ye miftah

Etti gönlümü iftah

Derim Allah Allah

 

......................................................................

 

Seherde meskanede

Her nefes derim Allah

Bu beyt-i dilhanede

Her nefes derim Allah

 

Dünyada yok pazarım

Ukbaya yok nazarım

Dilde daim ezkarım

Her nefes derim Allah

 

Havfederler cahiller

Mahzun olur zahidler

Lahavf olur aşıklar

Her nefes derim Allah

 

Allah derim hep candan

Sensin benden zikreden

Bildim gayrı yok Senden

Her nefes derim Allah

 

Gitti cehl-i dalalet

Geldi nur-i hidayet

Erdi Hak'tan inayet

De La İlahe İllallah

 

Hu derim Ya Hak,derim

Ya Hayye'l-kayyum derim

Ev edna'nın bahrında

Her nefes derim Allah

 

Yandım aşkın narına

Yok oldum dost varına

FEHMİ'yim dildarıma

Her nefes derim Allah

 

.....................................................................

 

Gönül Tur-i Sina'sından

Tecelli etti çün Allah

Erişti "saika"salik

Hemen oldu fenafillah

 

Fenafillah bulan salik

Olur nefsine hem faik

Bulur bir sermedi varlık

Görür hep "Semme vechullah"

 

O "küntü kenz-i mahfi"den

Hemen zahir olur bir nur

Ona vahdet vücud derler

Olur zahir cemalullah

 

O vahdet-i vücud dersin

Oku insan-ı kamilden

Ona "Ümmü'l-kitab" derler

Okunur onda ilmullah

 

O "Seb'a-i mesan" dürrü

O kenz-i mahfiye kondu

O bir "Beyt-i emin"dir kim

Durur hem onda sırrullah

 

O mir'atı Muhammed'dir

Görünmez masiva onda

O bir nur-ı mücelladır

Odur mazhar-ı zatullah

 

Ara bir mürşid-i dana

Seni hem eylesin agah

Hem ihsan eylesin her gah

Bulursun tez visalullah

 

Odur sırr-ı "Nefahtü" hem

Nefholdu Adem'e ol dem

Buyurdu "Edeler secde"

Melekler Ademe'e Allah

 

Ara bul Adem'i nerde

Tenezzül eyle et secde

Geçip kibrinden et tevbe

Suçun afveylesin Allah

 

Odur ab-ı hayat bahri

İçenler oldular naci

Bulup hayyü'l-ebed baki

Beka ender bekabillah

 

Gel ey FEHMİ ara bir yar

Seni Allah'a etsin yar

Musa ol etme sen hiç ar

Ki Hızr'a göndere Allah

 

.....................................................................

 

Bu alem mebdei sensin

Evvelsin Ya Rasulallah

Nübuvvet hatemi sensin

Ahirsin Ya Rasulallah

 

Cem'i kurb-i feraizde

Batınsın Hak olur zahir

Nevafil kurb-i hazrette

Zahirsin Ya Rasulallah

 

Senin esrar-ı mi'racın

Fenafillah olan bildi

Bekabillah bulam erdi

O zevke Ya Rasulallah

 

Makam-ı "Kabe kavseyn"e

Nebiler hep ayak bastı

"Ev edna" sırrına sadr-ı

Eminsin Ya Rasulallah

 

Sen ol şahr-ı kevneynsin

Kamu kullar sana muhtac

"Samed" ismine mazharsın

Şerif'sin Ya Rasulallah

 

Makamı-ı Mahmud'un sırrın

Sana bahşeyledi Allah

Reis-i enbiya sensin

İmamsın Ya Rasulallah

 

Sen ol bahr-ı hakayıktan

Çıkan bir dürr-i yektasın

Sarraflar kıymetin takdir

Edemez Ya Rasulallah

 

Ol bahr-ı ilmin emvacı

Yedi kat göklerin açtı

Ol sahra-yı "ama"nın

Anka'sısın Ya Rasulallah

 

Sen ol mahbub-ı Hazret'sin

Sen'i vasfedemez FEHMİ

Sen ol mahzen-i hikmetsin

hakim'sin Ya Rasulallah

 

.....................................................................

 

Bir aceb sırra eriştim eyvallah

Buna esrar-ı aşk derler eyvallah

 

Bunu alim avam bilmez eyvallah

Buna ilm-i irfan derler eyvallah

 

Buna sırr-ı Kur'an derler eyvallah

Bunu ehl-i hicap bilmez eyvallah

 

Bunu ehl-i sevap bilmez eyvallah

Bunu Hızr u İlyas bilir eyvallah

 

Buna vasl-ı beka derler eyvallah

Buna sırr-ı Mustafa derler eyvallah

 

Bunu al-i aba bildi eyvallah

Buna "Seb'a-'l-mesan"dendi eyvallah

 

Buna ilm-i Huda derler eyvallah

Buna sırr-ı Kur'an derler eyvallah

 

Bu bir kenz-i ahfadır kim eyvallah

Bu bir mülk-i bekadır kim eyvallah

 

Bu bir fazl-ı Huda'dır kim eyvallah

Buna ihsan-ı Hak derler eyvallah

 

Buna dad-ı Hak derler eyvallah

Bu bir ahd-ü vefadır kim eyvallah

 

Buna ilm-i felah derler eyvallah

Buna feyz ü necat derler eyvallah

 

Bu bir sırr-ı safadır kim eyvallah

Bu FEHMİ'ye atadır kim eyvallah

 

.......................................................................

 

Geldi dile dildarım

Dedim Elhamdülillah

Gördü gözüm didarım

Dedim Elhamdülillah

 

Seni sanırdım ayrı

Benden uzak bir tanrı

Bildim değilsin gayrı

Dedim Elhamdülillah

 

Erdi ilmim birliğe

Yer kalmadı benliğe

Doldu gönlüm senliğe

Dedim Elhamdülillah

 

Sen bu halkı var ettin

Zatına burhan ettin

Adem'i mir'at ettin

Dedim Elhamdülillah

 

Tendir bu cana beden

Candır canana beden

Sensin sultan hükmeden

Dedim Elhamdülillah

 

Sen zahir hem nihansın

Ariflere ayansın

Bildim bende mihmansın

Dedim Elhamdülillah

 

Kenz-i mahfi'den bir ses

Etti FEHMİ'ye nefes

Her zamanda yeknefes

Dedim Elhamdülillah

 

.......................................................................

 

Aşkın meyinden

Bir kadeh içtim

Sarhoş göründüm

Ağyara karşı

 

Mir'atı ef'al

Gösterdi sun'un

Nakkaşın gördüm

Gergefe karşı

 

Necm ü kamerdir

Şemsin sıfatı

Durdular kıyam

Zatına karşı

 

Bülbüle gelse

Baharın zevki

Nice sabreder

Ol güle karşı

 

Olsa muhabbet

Vasl-ı mahbubtan

Cennet kurular

Aşığa karşı

 

Şems-i hakikat

Doğmuş görünse

Muhabbet olmaz

Esmaya karşı

 

Pervane duymaz

Zevk-i vuslatı

Yandı kül oldu

Cemale karşı

 

Vuslat-ı yarla

Halvet olanlar

Bakmaz hiç gözü

Ağyara karşı

 

Zeliha'ya sor

Halet-i aşkı

Oldu divane

Yusuf'a karşı

 

Ehl-i aşkı sen

Sanma serseri

Muhabbeti var

Allah'a karşı

 

FEHMİ aşıksan

Ma'şuk'un tanı

Doldur kadehi

Ol yara karşı

 

......................................................................

 

Gönül şehri sarayında

Gözüm gördü dilarayı

Nice inkar edem zahid

Ki gördüm ben o bedrayı

 

Benim ol aşık-ı berdar

Benim ol arif-i esrar

Benim ol vasıl-ı didar

Eden seyran o dergahı

 

Benim ilm-i şuhudumdan

Hep oldu aciz alimler

Onunçün kaldılar mahcub

Görünmez derler Allah'ı

 

Gerek alim gerek zahid

Ki bilmez nefsini tahkik

Onun imanı hep taklid

Eder inkar "ev edna"yı

 

Buna seyr ü süluk eden

Okur derslerini her dem

Gönül levhinde arifler

Eder ezber "Evedna"yı

 

Bu mümkinat serabdır hep

Vücud-ı Hak ile kaim

Meratible olur zahir

Muhittir cümle eşyayı

 

Gel ey FEHMİ vücudundan

Eser bırakma varlıktan

Fena ender fena ol kim

Sivasız gör müsemmayı

 

.......................................................................

 

Nevm-i gaflette olanlar

Mürde mareler gibi

Kördür onun gönlü gözü

Çeşm-i a'malar gibi

 

Almadı onlar nasihat

Her muraddan bineva

Kalb-i mahtum bitefekkür

Ayn-ı mevtalar gibi

 

Ta ezelden bu harabe

Niceler dayf oldular

Buldular fena nihayet

Dud-i semalar gibi

 

Duydu aşıklar kulağı

Dost visalinden haber

Zar u giryan oldular hep

Dildar şeydalar gibi

 

Arif olan buldu irfan

Canına can eyledi

Lem'an etti nur-i Tevhid

Dürr-i yektalar gibi

 

Dost cemalin görmeğe

Can attılar pervane veş

Kül edip savurdular ol

Varlığı harman gibi

 

İhtiyarı mevt edenler

Buldular vasl u lika

Daldılar ol bahr-i zata

Mevc-i deryalar gibi

 

Açtılar kanat bekaya

Ettiler azm-i visal

Sır olup alem gözünden

Murg-ı ankalar gibi

 

Yumdular dünyaya gözün

Masivadan bihaber

Tuttular vahdette mesken

Ferd ü yektalar gibi

 

Hubb-i fillahtır muhabbet

Dillerinde gayrı yok

Açmış irfan yüzlerinde

Gül-i ranalar gibi

 

FEHMİ mahremdir hakikat

Bahrının gavvasıdır

Libas-ı Şer'i büründü

Giydi dibalar gibi

 

......................................................................

 

Nefret etme karga bülbül halinde

Yan gülün narına bülbüller gibi

Mest olmuştur onlar gül cemaline

Mestane ol sen de bülbüller gibi

 

Ol şeyda bülbüle sen ta'neyleme

Ah ile zarından bizar eyleme

Ol bir sırra ermiş inkar eyleme

Yan gülün narına bülbüller gibi

Mestane ol sen de bülbüller gibi

 

Bülbüller geçtiler senin meskenden

Durulmaz ol yerde kokmuş laşeden

Koksana sen de bir gül menekşeden

Yan gülün narına bülbüller gibi

Mestane ol sen de bülbüller gibi

 

Hiç güller yanından sen geçmez misin?

Güllerin kokusun sen hissetmez misin?

Bu komuş laşeden vazgeçmez misin?

Yan gülün narına bülbüller gibi

Mestane ol sen de bülbüller gibi

 

Seherlerde FEHMİ uyuyup yatma

Gafiller narına kendini atma

Huzur et,abid ol Hak ile Hakk'a

Yan gülün narına bülbüller gibi

Mestane ol sen de bülbüller gibi

 

.....................................................................

 

Ali'dir Muhammed yolunda yoldaş

"Ledünni ilmi"nin sırrında sırdaş

"Ev edna" bahrının seyrinde kardeş

Canımın içinde cananım Ali

Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

Ali'ye Hak dedi Haydar-ı Kerrar

Ona mensub oldu dildar Zülfikar

Muhammed gönlünde yer tuttu ol yar

Canımın içinde cananım Ali

Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

Ali'nin sırrına akıllar ermez

Eren dahi olsa meydana vermez

Alem Haydar olsa kör olan görmez

Canımın içinde cananım Ali

Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

Ali'dir tarikat yolunda rehber

Hakikat burcunda eyledi siper

Ona ilka oldu nutk-i Peygamber

Canımın içinde cananım Ali

Herden gönlümdeki mihmanım Ali

 

Aden var olmadan Muhammed ile

Birlikte ididler sırr-ı mübhemde

İkisi bir geldi vech-i Adem'de

Canımın içinde cananım Ali

Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

Zuhur edip geldi Şah-ı enbiya

Ona hemdem oldu Ali Murteza

Ali şahdır,Muhammed2dir şehinşah

Canımın içinde cananım Ali

Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

FEHMİ ol şahın yolunda kurban

Ondandır elimde bulunan ferman

Dertli olan canlar buldular derman

Canımın içinde cananım Ali

Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

.....................................................................

 

Muhammed birliğe edince sala

Ali Zülfikar saldı dört yana

Ol güruha dahil buldular felah

Meded Ya Muhammed şahımdır Ali

Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

Hakikat şehrinde durduk namaza

Aşılar kıblesi "Semme vechullah"

Dört tekbirle cümle uyduk imama

Meded Ya Muhammed şahımdır Ali

Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

Muhammed'e Kur'an indirdi Allah

"La taknetü" dedi "Min rahmetillah"

Biz mahrum olmayız şahımız Ali

Herdem gönlümdeki mihmanımAli

 

Ehl-i beyt'i kasteyledi ol Mervan

Susuzluktan şehid oldular sıbyan

Aşıklar ciğerin kıldılar büryan

Meded Ya Muhammed şahımdır Ali

Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

Ol Yezid Muaviye etti hıyanet

Ederiz canına binlerce la'net

Şehid oldu imamlar koptu kıyamet

Meded Ya Muhammed şahımdır Ali

Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

Hasan'la Hüseyin ciğerpareler

Aşıkalr kalbinde açtı yareler

Tabibler bu derde bulmaz çareler

Meded Ya Muhammed şahımdır A li

Herdem gönlümdeki mihmanımdır Ali

 

Ali'nin şöhreti denildi Haydar

Ma'rifet kılıcı ismi Zülfikar

Bu esrarda FEHMİ eyledi ihbar

Meded Ya Muhammed şahımdır Ali

Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

......................................................................

 

Meded senden meded mürşidim Ali

Dermanım Muhammed,tabibim Ali

Hitab-ı ezelde ikrarım Ali

Meded Ya Muhammed şahımdır Ali

Herdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

Muhammed Mustafa alem serveri

Ebubekir,Ömer,Osman yareni

Hakikat sırrında Ali mahremi

Meded Ya Muhammed şahımdır Ali

Erdem gönlümdeki mihmanım Ali

 

Ol Hasan Hüseyin Ali evladı

Şehid olup uğruna verdiler canı

Gönülden sevenler buldu necatı

Meded Ya Muhammed şahımdır Ali

Herden gönlümdeki mihmanım Ali

 

Muhammed,mahzen-i sırr-ı İlahi

Ali gevherlerin sakisi,veli

Bize ihsan etti,ab-ı kevseri

Meded Ya Muhammed şahımdır Ali

Herden gönlümdeki mihmanım Ali

 

Muhammed ruhuna hezeran sala

Sıdkile diyenler buldular felah

TALİBİ kuluna buldur sen necat

Meded Ya Muhammed şahımdır Ali

Herden gönlümdeki mihmanım Ali

 

.....................................................................

 

Takdir-i Huda sebtetti ceza

Olunur kaza hükm-i ezeli

Ezeli Süfyan hep oldu beyan

Etmedi iman oldu şeytan

 

Şol ki Semud'dur mezhebi yoktur

Fesadı çoktur etti tuğyanı

Şol ki Belkıs'tır imanı hastır

Gör nice bildi ol Süleyman'ı

 

TALİBİ zevkte mülk-i vahdette

Bu ca kafeste etti seyranı

 

 

 

Ela ey aşık-ı mahbub diyem sana ki icmali

Kamu bir noktadır cümle bu alemde nihan etti

 

Onun vech-i cemalini celali ihticab etti

Ki bu sırdan sıfat esma ki zatını hicab etti

 

Hakikat bir şecerdir kim ne maşriki ne mağrubi

onun zıll-ı hayalinden sıfatını beyan etti

 

Bu eekvan bir fener misli içinde zattır şem'i

Ziyası fi'line benzer bu alemden cila etti

 

Behey aşık nedir aşkın bana bildir nedir fikrin?

Bu manadan haber bilsen nice esrar beyan etti

 

Edebler zar u efganı bulurlar gül ü gülzarı

Çün oldular bülbül canı onunçün can feda etti

 

Bu TALİBİ taleb kıldı maarif kenzini buldu

Hakayık remzini bildi bilen remzi imam etti

 

......................................................................

 

Ölmeden evvel ölüp

Kabre giren anlar bizi

Haşrolup haşrolmadan

Mahşer gören anlar bizi

 

Murg-ı anka ismine

Bülbül olanlar anlamaz

Mavera-yı kaf olup

Anka olan anlar bizi

 

İlm u irfan mahzeni

Hak'tan gelir sanma kitab

Cümle ilm u irfana

Mahzen olan anlar bizi

 

Biz o serreyiz muhit

Şemse karıştı varımız

Ol hakikat şemsine

İlhak olan anlar bizi

 

Derya-yı ab-ı hayattan

İçmişiz ermez memat

Umman-ı ab-ı hayattan

Gavvas olan anlar bizi

 

Söylenen bir kuş dilidir

Bilmeğe irfan gerek

Tevhidi murg-ı zebandan

Ders alan anlar bizi

 

FEHMİ'yi siretle görmek

Kimseye olmaz nasib

Bihuruf u lafz u savt

Sohbet bilen anlar bizi

 

......................................................................

 

Geldi bir nur maşrikiden

Tulu-i afitab gibi

Ref'edib zulmet-i cehli

Etti münevver bizi

 

EdelimElhamdülillah

Şahımız alicenab

Evveli hüznile gamdı

Şimdi hal etti bizi

 

Kal'e geldi cümle ihvan

Ettiler söz iftinan

hem ifakat buldu emraz

Etti hoş vücud bizi

 

Bir şeceri aşı etmiş

İdi ahlat istiab

Geldi kamil himmetiyle

Etti has rumman bizi

 

"Ve nefahtü fihi min ruhi"

Bu sırdır bilsene

Çünkü bunda la'net oldu

Etmeyen ikrar bizi

 

Ehl-i suret cennetinden

Biz feragat eyledik

Hem kelamı Hak'tan aldık

Ruh-i has etti bizi

 

Kazaeynin kamileyninden

Olundum bir vekil

Bilmedi eşrar bu emri

Pürziya etti bizi

 

Pirimiz kutb-i cihan

Himmetidir şüphe yok

Bahr-ı ilmin cür'asından

Etti mestane bizi

 

Ehl-i aklın cennetini

TALİBİ emre harab

Bu nidayı guş edenler

Su-i zan etti bizi

 

.....................................................................

 

Gel ey aşık-ı Hakkani

Ki gördüm kendini fani

Odur Allah Hüvel'l-Baki

Odur ol Vacib-i Mutlak

 

"Ene'l-Hak"sırrına er bak

Ki sanma sen olupsun Hak

Velakin sensin ol mazhar

Ki Hak der senden "Ene'l-Hak"

 

Ki sen bir mazhar-ı tamsın

Olur kuvvende Hak zahir

Ki sen ol abd-i batınsın

Olursun Hak'ta müstağrak

 

Bu yerdir alem-i Berzah

Dahi hem alem-i ervah

Bu yerdir ruhların kabri

Ki nurla defnolundun bak

 

O kabr-i vahdete düşmek

Varıp Bir ile birleşmek

Visal-i dosta erişmek

Ne güzeldir ne güzel bak

 

O yerden açılıp perde

Görürsün yerini nerde

Bulursun cennetü'l-irfan

Bakarsın gördüğün hep Hak

 

Bu yerdir şehr-i hakikat

Bu yerde zahir olur Hak

Gören Hak'tır görüne Hak

Muhittir ol bila ıtlak

 

İlahi varlığınla hep

Zuhur et bende ol zahir

Kamu zerratımızla hem

Bizi et zatına ilhak

 

Gel ey FEHMİ sen ol agah

Bu yerdir sırr-ı "Feeynema"

Nere dösen hemen Allah

O yüzden hali yer yok bak

 

......................................................................

 

Rah-ı aşka salik olmak

Takdir-i ihsan gerek

Derd-i Hakk'a sabır olmak

Vüs'at-ı vicdan gerek

 

Kahrı lütfü bir bilenler

Buldular feyz ü necat

Hayrı şerri Hakk'a nisbet

Alima irfan gerek

 

Mahz-ı Tevhid'i bulamaz

Olmayınca bir delil

Ol hakikat şehrine

Varmağa irfan gerek

 

Dil verilmez her görünen

Zındığa etme iman

Ders-i Tevhi'i okumak

Kamile ferman gerek

 

Zühd ü takva ile bulunmaz

Zevk-i Tevhid mahzeni

Kenz-i bipayanı bulmak

Uğruna kurban gerek

 

Adeta evrad ve esma

Oldu vuslata muhal

Vuslat-ı dost uğruna

Candan geçip berdar gerek

 

Sıyt ve şöhrette kalanlar

Bulmadı FEHMİ reşad

Aşıkın ma'şuk yolunda

Yer ile yeksan gerek

 

......................................................................

 

Ey talib-i Hak

Aşık ol aşık

Ver kalbe ferah

Aşık ol aşık

 

Terket hevayı

Olma mürai

Ol sen Melami

Aşık ol aşık

 

Arkanda yük var

Kalbinde çirk var

İlminde şirk var

Aşık ol aşık

 

FEHMİ bu yerde

Varlıktır perde

Çare bu derde

Aşık ol aşık

 

......................................................................

 

Hasrete veda etti ol hüsn-i hilkat ehli hal

Alem-i ervaha uçtu dünyada görmek muhal

 

Evlad-ı Gavs Muhammed Nur'dur onun şöhreti

İsmi-Hakkı-idi Hakk'a eyledi azm-i visal

 

Sır olup alem gözünden rıhlet etti vahdete

Zikr u fikrile müzevvak asla etti insilal

 

Nur Muhammed'den okumuş idi ilm-i Lahut'u

Kamil-i zaman idi ol ilmi hilmi bimisal

 

Kenz-i irfan idi gönlü memlu-i hikmet idi

Akıtırdı dil ve lebinden daim ab-ı zülal

 

Her sözü ab-ı hayat can bahşederdi aşığa

Kibir kin yok idi herkesle ederdi hasbihal

 

Hızır idi kim görenin artar idi rif'atı

Sıdkile teslim olanlara verir idi neval

 

Nefhasından hay olup vecde gelirdi mürde dil

Feyz alırdı sohbetinden ehl-i dil al-i rical

 

İhtiyari mevtile daim ederdi iftihar

Hubb-i dünya yok idi hiç söylemezdi kıyl u kal

 

Alim idi arif idi abid idi ol hümam

Lem'an ederdi yüzünden Ahmedi hüsn-ü hisal

 

Çünkü geçti dünyadan ol ehl-i fazl-ı zü'l-kemal

Bağrımız yaktı firaki gönlümüz oldu melal

 

Çok müteessir olduk ama nedelim hükm-i kader

İltimas yok imtiyaz yok kimseye vermez mahal

 

FEHMİ ol murg-ı humanın mevtini kıldı beyan

Hem bin üçyüz altmışbeş hicriydi tarihine sal

 

......................................................................

 

Ey gönül uslanmaz mısın

Uçarsın yorulmaz mısın

Hiç bir dala konmazmısın

Dertli gönül deli gönül

Düştün dile gönül

 

Senin vatanın nerede

Mekan tutmazsın bir yerde

Nasıl girdin sen bu derde

Dertli gönül deli gönül

Düştün dilden dile gönül

 

Senin aslın neslin varmı

Bu yerde mahremin var mı

Senin derdin bilen varmı

Dertli gönül deli gönül

Düştün dilden dile gönül

 

Yardan ayrıldın yastasın

Gurbet ilde kafestesin

Yanar için hasrettesin

Dertli gönül deli gönül

Düştün dilden dile gönül

 

Yarini gördüğün varmı

Divanda durduğun varmı

O sırdan haberin varmı

Dertli gönül deli gönül

Düştün dilden dile gönül

 

Bu yerde bir garipsin sen

Görünür ki aşıksın sen

Kişi bağrı yanıksın sen

DErtli gönül deli gönül

Düştün dilden dile gönül

 

FEHMİ etme zar u giryan

Bulunmaz derdine derman

Yeter sana bu derde derman

Dertli gönül deli gönül

Düştün dilden dile gönül

 

.....................................................................

 

Canımı terkeyleyip canana geldim Rasul

Derdimi sende bulup dermana geldim Rasul

 

Nur-ı vechinden zuhur edip eser bad-ı saba

Misk-i anberle dolup reyhana geldim ya Rasul

 

Gece gündüz zar ederdim bir kere görsem deyu

Leyla'nın Mecnun'uyum didara geldim ya Rasul

 

Ta ezelden cur'ayı nuş ettirip verdin bana

Devredip ol aşkile devrane geldim ya Rasul

 

Çün ezel bezminde gördüm yüzünü ey dost senin

Ol nazar etvarıyle ikrara geldim ya Rasul

 

Nar'ı fırkat yaktı canı seyredip geldim sana

Kalmadı ad ile sanım sen şaha geldim ya rasul

 

TALİBİ kulun kapında olmuşum naçar garip

Fahr'ı tamımın izzetin ihsana geldim ya Rasul

 

......................................................................

 

Yoktan geldim dünyaya

Bir beş on gün seyrana

Seyran nedir bilmedim

Gafil bulunup kaldım

 

Tanrı birdir anladım

Hak Muhammed belledim

Gayba iman eyledim

Taklid eyleyip kaldım

 

Dünyayı attım arkaya

Gönül verdim ukbaya

Cennet için duaya

Elim kaldırıp kaldım

 

Cennetteki huriler

Hep bakire dururlar

Birgün bana verirler

Gönül eyleyip kaldım

 

Cennet zevki pek hoştur

Surette kalan boştur

Sırete yol bulmadım

Dağlar dolaşıp kaldım

 

Cennet bugün göktedir

Zevki yüksek yerdedir

Ben karanlık bir yerde

Yolu şaşırıp kaldım

 

Aşık oldum cennete

Ermedim ol devlete

FEHMİ gibi üftade

Kuru sevdada kaldım

 

......................................................................

 

Derviş olan Hakk'ı bulur dediler

Gel gönül gel biz de derviş olalım

Dervişlik yolunda kurban olalım

Gel gönül gel biz de derviş olalım

Gel gönül biz de Hakk'ı bulalım

 

"Men raani fekad raalhak"demiş

Muhammed'i gören Hakk'ı görürmüş

Dervişlikten maksat bu esrar imiş

Gel gönül gel biz dederviş olalım

Gel gönül biz de Hakk'ı bulalım

 

Meslek-i Rasul'e biz de uyalım

Ehl-i sünnet ve'l-cemaat olalım

Muhabbet barından hisse kapalım

Gel gönül gel biz de derviş olalım

Gel gönül gel biz de Hakk'ı bulalım

 

Bu aşk dedikleri bahr-ı ummandır

İçinde cevheri,zevk-i vicdandır

Bu benlik davası aşka perdedir

Gel gönül gel biz de derviş olaım

Gel gönüle gel biz de Hakk'ı bulalım

 

Bu tevhid muhabbetine doyulmaz

Muhabbetten kaçan insan sayılmaz

Mürşidsiz kimseye İslam denilmez

el gönül gel biz de derviş oalım

Gel gönül gel biz de Hakk'ı bulalım

 

Muhabbet ne imiş nadan ne bilir

İnsanlık remzini hayvan ne bilir

Anadan kör doğan gündüz ne bilir

Gel gönül gel biz de derviş olaım

Gel gönül gel biz de Hakk'ı bulalım

 

TALİBİ'yim bunda söylerim diraz

Gelsin o fasıklar etsin itiraz

Bu meclise dahil olamaz kallaş

Gel gönül gel biz de derviş olalım

Gel gönül gel biz de Hakk'ı bulalım

 

.......................................................................

 

Ben aşkın narına pervane geldim

İsmail'im canı kurbana geldim

 

Leyla'nın zülüfü göründü bana

Mecnun'um ben bunda divane geldim

 

Yakup gibi ağlar iken Ken'an'da

Yusuf'un didarın görmeğe geldim

 

Musa olup bir dem asayı alıp

Emriyle Fir'avn'un cengine geldim

 

Şol Zülkarneyn gibi alem gezerken

Menba-i mağribin gölüne geldim

 

Bir gece Muhammed ile mi'racta

Ev edna bahrını seyrana geldim

 

Kenz-i mahfi idim ilm-i ezelde

TALİBİ'yim tende mihmane geldim

 

........................................................................

 

Uluhiyyette ehad

Sensin Allah'ım benim

Senin şanındır samed

Sensin Allah'ım benim

 

Dünyayı var etmeden

Adem'i halketmeden

Ruhlar "Beli" demeden

Sensin Allah'ım benim

 

en bir cüz-i akdemim

Ruhundan üflenmeyim

Güneşten bir zerreyim

Sensin Allah'ım benim

 

Ben katreydim yol aştım

Akıp nehre ulaştım

Çağlayıp bahre düştüm

Sensin Allah'ım benim

 

FEHMİ'de sen alimsin

Her umurda hakimsin

Sen duyar sen görürsün

Sensin Allah'ım benim

 

......................................................................

 

 

Her zaman bülbül gibi efgan edeni severim

Açılıp güller gibi handan olanı severim

 

Misl-i behime olup biderd olanı sevmezem

Mübtela-yı biilac derdlileri çok severim

 

İzzü cah ile kürşad mağrurları ben sevmezem

Fakrile fahreyleyip izet bulanı severim

 

Tac ile hırka giyip suret düzeni sevmezem

Tacı nurani olup beka bulanı severim

 

Ruz u şeb esma ile şaşkın olanı sevmezem

Ol müsemmadan haberi var olanı severim

 

Dört duvar içinde halvet eyleyeni sevmezem

Dost ile cilvette halvet eyleyeni severim

 

TALİBİ der ki kafeste papağanı sevmezem

Cism-i Kaf'tan içeri Anka olanı severim

 

.....................................................................

 

Ne acebdir zikrine tenbel terahi sevmezem

Can ve dil zikrine mağruk olanı ben severim

 

Kalbi mat hem dili rabt olanları hiç sevmezem

Feth-i kalb-i dilküşa olanları çok severim

 

Zühdile dembeste olmuş sofuları sevmezem

Meydan-ı tevhid içinde demgüzarı severim

 

Bağlanıp suretle hem gümrah olanı sevmezem

Ahsen-i takvim sıfatla var olanı severim

 

Efkar-ı dünya ile dilhastayı hiç sevmezem

Daima mesrur olup dilşad olanı severim

 

Şol ki kargadır misali ehl-i aklı sevmezem

Daima bülbül gibi zar,ehl-i aşkı severim

 

Ucb u kibrile bürünmüş dilazarı sevmezem

Meslek-i Tevhid'de derviş dilşikarı severim

 

Şol ki garazla ibadet eyleyeni sevmezem

Bigaraz olup cemale yar olanı severim

 

Dünya ve ukba için bülbül olanı sevmezem

Vech-i Baki'ye yanıp pervaneyi ben severim

 

Dili ikrar kalbi inkar müslümanı sevmezem

Ahdin ifa edip sadık olanı severim

 

TALİBİ der mesleğinde reybedeni sevmezem

Baş ve can feda edip lareyb olanı severim

 

.......................................................................

 

Duydum beni methetmişler

Methe layık sensin Şeyhim

Duydum seni zemmetmişler

Zemme layık benim,Şeyhim

 

Bana bakıp gülmeseydin

Can evime girmeseydin

Kulağıma demeseydin

Bilemezdim seni Şeyhim

 

Hem izinden gitmeseydim

Halktan uzlet etmeseydim

Ben gönlüne girmeseydim

Edemezdim vuslat Şeyhim

 

Seni bana gönderen Sen

Beni bana bildiren Sen

Alemleri öğreten Sen

Sensin benim aslım Şeyhim

 

Beni bana bırakma Sen

Seni benden ayırma Sen

Sen-ben,ben-sen olmuşuz hem

Budur bana himmet Şeyhim

 

Sordular kim senin Şeyhin

HASAN FEHMİ'm benim Şeyhim

Himmetinden razı olsun

Alemlerin Rabbi Şeyhim

 

Gördüklerim seninledir

Bildiklerim seninledir

Kesret-vahdet seninledir

Seninledir AHMED Şeyhim

 

Mest ü medhuş olmuşum

Ben aşık-ı biçareyim

Dertliyim derdim içinde

Arzu-yu dermaneyim

 

Dün ü gün asker-i aşkı

Davet ettim haneme

Yağma oldu hep imaret

Şimdi ben uryaneyim

 

Aşıkım aşka giriftar

Yanarım her subh u şam

Terkedip mal ü melali

Bir acep viraneyim

 

Ta ezelden döndü kaldı

Üstüme bu aşk benim

Yıktı varlık şehrini

Baştan başa viraneyim

 

Ma'şuk'un gamze-i çeşminden

Dokundu bir kabes

Yaktı kül etti vücudum

Sanki bir peravaneyim

 

Yana yana aşk oduyla

Külli pürnur olmuşum

Cism-i sadeften içeri

Gizli bir dürdaneyim

 

Cümle alem halkı bunda

Bilmediler sırrımı

TALİBİ aklın verasında

Gezip seyraneyim

 

.....................................................................

 

Gönlümün kararı yoktur

Her saat bir haldeyim

Bazı fırkat bazı hasret

Bazı mihnet içreyim

 

Bazı mahrum bazı mağmun

Bazı mahkum olurum

Bazı gurbet bazı vuslat

Bazı cennet içreyim

 

Bazı gafil bazı cahil

Bazı alim olurum

Bazı ifrat bazı tefrit

Bazı evsat içreyim

 

Bazı şakir bazı zakir

Bazı mezkur olurum

Bazı kesret bazı vahdet

Bazı halvet olurum

 

Bazı fakir bazı bahil

Bazı sehi olurum

Bazı zengin bazı şadan

Bazı hayran olurum

 

Bazı zahid bazı zındık

Bazı sünni olurum

Bazı arif bazı ma'ruf

Bazı irfan olurum

 

Bazı menfur bazı mergub

Bazı aşık olurum

Bazı giryan bazı uryan

Bazı seyran olurum

 

Bazı inkar bazı ikrar

Bazı şekte olurum

Bazı havfsız bazı gamsız

Bazı müzeyya olurum

 

FEHMİ'nin halleri çoktur

Binde birin demedim

Bazı gökte bazı yerde

Bazı perde içreyim

 

......................................................................

 

Bu aklın maverasından ki nurdan bir saray gördüm

İki alemde misli yok ki dünya ile ukbadan

 

Nazar ettim ona,gördüm dışında mana-yı hikmet

İçinde türlü ni'met var gelir daim müheyyadan

 

Onun aşıklarıNakşi okurlar ders-i Ma'şuk'u

İçerler came-i aşkı şarab-ı layezaliden

 

Onun ismi Hakikat'tır ki masivadan ol paktır

Ona giren lamuhaftır ne kim ula ve uhradan

 

Onun zerrin libasından giyer uşşakları her an

Göremez haşa a'malar müberradır bu esmadan

 

Çün esmada kalan kimse ne bilsin ol müsemmadan

Bakar gözü görür suret haber bilmez muammadan

 

Bu bir sahra-yı vahdettir ona herkes ayak basmaz

Sanır sen ey FEHMİ bilir herkes bu ahfadan

 

.....................................................................

 

Gönül Allah'ı yadeyle müsemmasın şuhud eyle

Ol dilşikarı seyreyle bu mir'at-ı müreyyadan

 

Nedersin ol gözü çünkü biri iki görür daim

O görmez mahbubun yüzün yüzündeki mücelladan

 

Kişi mahbubunu görse nikabsız onu seyretse

Tanır ol onu her yerde nice yüzbin musaffadan

 

Kime ref-i hicab oldu gözü mahbubunu gördü

Ona sor mahbubun vasfın kisorma gözü amadan

 

Ki ma'şuk ismine aşık olan bilmedi ma'şukun

Yüzün gören odur aşık sen aşkı sor o şeydadan

 

Hezaran mevcin içinde görünmez tal'at-ı derya

O bahrı seyreden gözler payın aldı "Ev edna"dan

 

Bu dağ-ı Kaf-ı enfüste görenler murg-ı Anka'yı

Geçerler mavera-yı Kaf olan sevda-yı Anka'dan

 

O bahr-ı ab-ı hayattan içenler oldular hep hay

Ki Hızr'a oldular hemdem beka buldular ifnadan

 

Yine ol cilve-i mahbub muhatab oldu karşımda

Mukavves kaşların oku yaralar açtı bağrımdan

 

Bilirim ma'şukum daim benimledir değil gayrı

Niçin eder gönül zarı uzak değil visalinden

 

Bu aşk zincirini FEHMİ ezelden taktı boynuna

Şikayet eylemez asla ki razı oldu halinden

 

......................................................................

 

Senin ismin biri Ahmed çü geldin aleme rahmet

Sadakatla sana biat eden dönmez misakından

 

Hayat bahşeyledin nice ölüler eyledin ihya

Dirileri fenafillah uyandırdın niyamından

 

Senin ol bahr-ı ilminden bilenler bildi bir zerre

İçenler içti bir katre şarab-ı has zülalinden

 

Vücud-ı kabr-ı kuddusü ziyaret edene müjde

Şefaatın olur vacib işittiler lisanından

 

Hitab-ı bezmi ezelde görenler gördüler yüzün

Ol şemsten bedr olanlar geçerler hep masivasından

 

O kabr-i manevi içre vücudun görseler zühhad

Atardı şem'a pervane gibi canım ferahından

 

O kabri bildiler FEHMİ cihanda ancak arifler

Şefaat buldular onlar kim o sultanla likasından

 

.....................................................................

 

İlahi feth-i bab eyle künuz-ı ilm-i hikmetten

Muhabbet kıl derununda mücella eylesin irfan

 

Nidem ben gayrı muhabbet çu Sen'sin maksad-ı aksa

Mukaddes mahbubum Sen'sin bu gözler hüsnüne hayran

 

O bir göz ki sana baktı nice gayre bakar bilmem

O nu ki nur-i vahiddir görür Sen'le Sen'i her an

 

Kani bir dil Sen'i ansın kani bir han Sen'i bulsun

Kani bir göz Sen'i görsün gören de Sen'sin ey canan

 

Hüdaya hangi dillerle Sen'i zikreyleyen kullar?

Sen'inle nutkeder diller Sen'inle görür ol aynan

 

Evvel ahir ve batınsın kamu esmada zahirsin

Münezzehsin bilinmekten nice bilsin Sen'i efnan

 

İlahi cud-i fazlından kerem kıl bizlere vuslat

Cemalinle müşerref kıl olalım sahib-i heyman

 

Tecelli-i cemalinle münevver eyle kıl mağfur

Ki ben yokta zuhur et sen çu Sen'sin cümleye sultan

 

Sen'indir zır u bala Sen'indir hem vemafiha

Ki Sen'den gayrı yok asla muhitsin arşı Ya Rahman

 

Rahim'sin şüphe yok asla Habib'in oldu müsemma

Onunla cümle arifler buluptur suret-i insan

 

İlahi hacetim Sen'den bu FEHMİ'ye nazar kıl Sen

Elimden tut de Ya abdı ki Sen'sin lutfu çok mennan

 

......................................................................

 

Her nefeste Hakk'ı zakir olmayan

Dedi hak Kur'an'da ona "Gafilan"

Soyunup bayr-ı fenaya dalmayan

Cahilandır cahilandır cahilan

 

"Fakru fahrı" devletine yol bulan

Arifandır arifandır arifan

"Selsebil tesnim rahık"ten mestolan

Mubibbandır muhibbandır muhibban

 

Ol beka iklimine azmeyleyen

Bu fenaya uğradı her salikan

Vuslat-ı Ma'şuk ola değil asan

Canı kurban eyledi hep aşıkan

 

İrfan-ı cennete neil olmağa

Sevdiğin infak eyledi salikan

Ol cemal-i pakine bülbül olan

Meskeni olur onun baı cinan

 

Yandı FEHMİ şems-i zatın narına

Yakmaz artık o cehennem bigüman

 

.......................................................................

 

Eya ey abid-i Rahman

Ediptir Hak bize ilan

Kalanlar şirk-i hafide

Bulamaz derdine derman

 

Bu şirk iki kısımdır hem

Biri şirk-i celidir bil

Biri şirk-i hafidir hem

Bunu bilmedi cahilan

 

Odur şirk-i celi bil kim

Ederler saneme secde

Bu alem maverasında

Nedir bilmezler ol subhan

 

Gel ol şirk-i hefiden kim hem

Biraz sırlar edem ifşa

İşitip olalar irşad

Okuyan cümle salikan

 

İkidir şirk-i hefi hem

Biri ameldedir bilkim

Biri itikadında hem

Buna şah durur Kur'an

 

Amelde şirk odur bilkim

Edersin gayre muhabbet

Uyarsın nefs hevasına

Olursun nefse abidan

 

Gece gündüz budur fikri

Ki doğmuş kalbine zikri

Tasavvur etti kalbinde

Oyunbaz halleri her an

 

Onlar Hakk'ın "Mudıllun"

Esmasına mazhar olmuşlar

Ol esma onların Rabb'i

Ederler secde gafilan

 

Onlardır nefse arif

Değildir,Rabb'ini bilmez

Onlar ol "Şerrü'd-devab"tır

Ki etti nefsleri tuğyan

 

İkinci şirk budur bilkim

Mu'tekidin itikadında

Bu şirkin a'zamıdır kim

Bunu bilmedi zahiran

 

Eder secde kuru yerde

Ki bilmez Rabbini nerde

Olur kendi Hakk'a perde

Budur sahib-i kamısan

 

Olur abid Hakk'ın gayrı

Ki kendi gayrı Hak gayrı

Onlar "zenb-i vüvud"dur hem

Erişmez onlara gufran

 

İlahi nice edelim

Sana tesbih u takdisler

Ki biz fanizülaliz hem

Göründük cümlemiz bir can

 

Alan sensin veren sensin

Gören ve görünen sensin

İşiten söyleyen sensin

Yine sensin o mahmudan

 

Bu FEHMİ'nin haceti senden

Bana bildir ki ben bilmem

Bilen ve bilinen sensin

Senindir ilmile irfan

 

.....................................................................

 

Bir yüze verdim gönül her dem ona divane ben

Yakarım sinemi onun aşkına pervane ben

 

Geç bu sevdadan dediler salma kavgaya başın

Ben geçerim sevda geçmez uğradım emraza ben

 

Dost belasıdır başıma geldi nice bin bela

Her bela geldikçe hamdederim ol Subhan'a ben

 

Bir acep sevdaya düştüm ona çare bulamadım

Çünkü mahbub bendedir düştüm neden sevdaya ben

 

Yok vücudum çün bilinmez aşk odu nem yandırır

Bulmadı derdime devasöyledim Lokman'a ben

 

Mahv-ı mahz oldum görünmez varlığımdan bir eser

Çekseler dare bu cismi girmezem hiç havfe ben

 

Ölmüşüm ölmezden evvel erdi canım vahdete

Ol beka-yı gülşen-i vahdetteyim yekdane ben

 

Gir bizim bahçeye gör bülbülleri efgan eder

Cümle bülbüller içinde şeyda gör bir tane ben

 

Mavera-yı akıl içinde sohbet ettim dost ile

FEHMİ dediler bana çün vakıfım esrara ben

 

......................................................................

 

Hayvanlığı terketmeden

İnsanlık arzularsın

Rüşd-i Hakk'a ermeden

Mevla'yı arzularsın

 

Taklidi terketmeden

Hem tahkika ermeden

Sırr-ı Kur'an bilmeden

İrfanlık arzularsın

 

Sermayesiz bezirgan

Karı olmaz bir zaman

Ne sergin var ne dükkan

Zenginlik arzularsın

 

Kuyuya atılmadan

Kervana katılmadan

Kul olup satılmadan

Sultanlık arzularsın

 

TALİBİ evrad ile

Bir keçe külah ile

Hemen bir hırka ile

Hilafet arzularsın

 

.......................................................................

 

Ey Gani Mevla ey hikmeti Yezdan

Alemi bir "kün" den icad eyledin

Dünyanın fenasını bildirdin bize

Ukbayı kullara abad eyledin

 

İkiye ayırdın halk-ı cihanı

Kafir biri ehl-i iman eyledin

Kafiri narınla eyledin inzar

Mümüni cennetle ibşar eyledin

 

Asi'ye adlinle gösterdin azab

Mutiye lütfunla ihsan eyledin

Münkiri inkarda eyledin tuğyan

Mümini ikrarda sebat eyledin

 

Alemi varlığına kıldın alamet

İnsanı zatına mir'at eyledin

Zahidin zühdünü alimin ilmin

Arifin irfanın izhar eyledin

 

Esma ef'al evsafındır görünen

Kendini kendine ağyar eyledin

Nadana evsafın eyledin hicab

Aşıkı zülfüne berdar eyledin

 

Cahildir ol gören kendini gayrı

Arifin gönlünde mihman eyledin

Zülfünün her telinde bağlı bir Mecnun

Her birin bir yolda ısar eyledin

 

Tedbiri kullara eyledin tavsif

Takdiri fevkinde ikdam eyledin

Ne yapar kulların elinde ne var?

Pençesin kabzinde ikbaz eyledin

 

İlahi şükründen acizdir FEHMİ

Kendini izhara mazhar eyledin

 

.......................................................................

 

Aldır beni aldır beni

Dost yoluna döndür beni

Bak yüzüme güldür beni

Aşıkın olayım senin

 

Yandır beni yandır beni

Pervaneye döndür beni

Senlik ile doldur beni

Hayranın olayım senin

 

Al beni benlik kalmasın

Senden gayrı var kalmasın

Perde hicab hiç olmasın

Seyranın olayım senin

 

Aşık oldum çün ben sana

Hub cemalin göster bana

Bir kez bakam senden sana

İrfanın olayım senin

 

Gurbete çıktım çağında

Düştüm kesret pazarında

Bülbül gibi dost bağında

Figanın olayım senin

 

Aşkını verdin sen bana

Yandım yakıldım ben sana

Gece gündüz hep bir bana

Seyranın olayım senin

 

TALİBİ oldum ruyuna

Yandım yakıldım uğruna

Şefkat eyle ben kuluna

Kurbanın olayım senin

 

.....................................................................

 

Hoşgeldin ey ilminin irfanı sensin hoşgeldin

Hoşgeldin ey ruhumun efrahı sensin hoşgeldin

Gece gündüz senin için zar ile giryan idim

Hoşgeldin ey mısrımın sultanı sensin hoşgeldin

 

Bunda gelmezden mukaddem talib-i cemal idim

Kimse bilmezdi halimi ah ile figan idim

Mest ü medhuş olmuş idim valehu haran idim

Hoşgeldin ey canımın canını sensin hoşgeldin

 

Bunda gelmekten murad çünkim bize ihsanındır

Baktığınca yüzümüze lütfile ikramındır

Bizdeki zevk u sefalar ilmile irfanındır

Hoşgeldin ey canımın cananı sensin hoşgeldin

 

Gelmeseydin bizlere sen,fark olunmazdı iman

Bir gelişte gör ki nice alem oldu şadüman

İstikbale çıktı nice hep cemil ü cavidan

Hoşgeldin ey ilminin sultanı sensin hoşgeldin

 

TALİBİ sensiz cihanı neylesin ey padişah

Ayırmam gözümü senden sensin bize rehnüma

Kıl şefaat marifetle eyle bizi pürziya

Hoşgeldin ey canımın cananı sensin hoş geldin

 

.......................................................................

 

Salik rah-ı Hakk'a merdane gelsin

Yansın nar-ı aşka,pervane gelsin

 

O varlık şehrine aşk askerini

Yağmaya saldır ki virane gelsin

 

Gönül kalesinde Tevhid topunu

Kur düşmana karşı uslana gelsin

 

Sadakat tablini çaldır şehrinde

Hidayet askeri seyrana gelsin

 

İsrafil surunu can kulağına

Nefheyle uyansın cevlane gelsin

 

Gönül sarayını eyle münevver

Hazret-i Süleyman mihmane gelsin

 

FEHMİ rah-ı aşkı etti aşikar

Salik olan canları irfane gelsin

 

.....................................................................

 

Kuruldu ol bezm-i ezel

İkrarın verenler gelsin

Açıldı gülşen-i vahdet

Ol güllü derenler gelsin

 

Okundu birliğe ezan

Huzurda duranlar gelsin

Olundu farza ikamet

İmama uyanlar gelsin

 

Şarab-ı aşkı içenler

Mest olup meydana gelsin

Şem-i tevhide can atan

Yanmağa pervane gelsin

 

İlm-i esrarı bilenler

Mekteb-iirfana gelsin

Muhabbet bahrına dalan

Dergahı seyrana gelsin

 

Dost için cana kıyanlar

Meclis-i kübraya gelsin

Kevser-i Ali'den içen

FEHMİ'den peymane gelsin

 

 

Hamdülillah ilmile irfana erdim ben bugün

Açılıp kalb-i basiret cana erdim ben bugün

 

Nokta-yı vahdette mahvedip vücudu şöyle kim

Zerreydim gün katreydim ummana erdim ben bugün

 

Hep görünen nokta-yı vahdette zatın gölgesi

Yeknazarla cümleden Rahman'a erdim ben bugün

 

Ne acebdir zevk ile bana içimden söylenir

Ruh-i Akdesle nüzul ilhama erdim ben bugün

 

Bunda gelmekten mukaddem TALİBİ didar idim

Valehu hayran iken sen şaha erdim ben bugün

 

.....................................................................

 

Zümre-i ehl-i melamet dersi Hak'tan aldılar

Zevklerine yok nihayet çünkü Hay'dan aldılar

 

Reyn-i kalbi ettiler pak darb-ı zikr u fikrile

Kıylu kalden geçtiler hep hubb-i fillah aldılar

 

Nefsi hiçe saydılar kim "Fail Allah" bildiler

Gamze-i cilve-i Mahbub'tan atalar aldılar

 

Her sıfatı Mevsuf-i mutlaka nisbet ettiler

Ol cemal-i şems-i enverden tenevvür aldılar

 

Çün vücud-ı Hakk'a mazhar zatına mahvoldular

Havf-ı mevtten kurtulup hay layezali aldılar

 

Bir adem şehrine nisbet varlığı selbettiler

Kaf ademde cismi yok bir şekl-i Anka aldılar

 

TALİBİ Fahr-i risalet fakrı tercih ettiler

Fakrile fahreyleyenler yokluğa var aldılar

 

......................................................................

 

Her ne ki görür gözün bil vech-i Rahman onda var

Her ne işitse kılağın sırr-ı Subhan onda var

 

Baktığınca her bir eşyada bir esma görünür

Her bir esmada şüphesiz bir müsemma onda var

 

Bu huruf-i halka bakma cümlesi bir noktadır

Her ne harfi ki okursan nokta-i Ba onda var

 

Arifin herbir kelamı tuhfedir aşıklara

Tut kulağın her sözüne ilm-i irfan onda var

 

Kahr-ı lütfu sen ata bil ol sana Hak'tan hida

Hayr-ı şerri hoş gör ancak sırr-ı hikmet onda var

 

Zahidin zühdün kerih görme şükret haline

Ol sana ibretnümadır hükm-i takdir onda var

 

Lafzu surette kalanlar bulmadı fevzü felah

"Mutlu kable"den haberdar olmadı,şirk onda var

 

İlmi evraktan alanlar Hakk'ı arif olmadı

Vuslat-ı canan dilersen tevhidi irfanda var

 

Şer-i pak-i Ahmed'e eyle riayet tut penah

Armağan-ı mi'rac oldur Hak rızası onda var

 

Ol salat-ı hamseye sen ol müdavim zevkile

Bir sadeftir ol kim ancak dürr-i yekta onda var

 

Sordular FEHMİ'ye sen derviş misin vergil haber

Bilmezem derviş nedir ben ilmimiz Kur'an'da var

 

......................................................................

 

Bülbül gibi efgan edib esmada kalan

Onlardaki esma-yı müsemmadan haberim var

 

Her şam u seher mescidlerde boyun eğen

Zahidlere cennet-i a'ladan haberim var

 

Fakr u fena ile mahvolup serden geçen

Dervişlere mülk-i bekadan haberim var

 

Pervana gibi aşkın narına can atan

Aşılara vasl-ı likadan haberim var

 

Dünya ve ukba hülyasından geçip bidar olan

TALİBİ'ye sor lamekan ilinden haberim var

 

.....................................................................

 

Nuş ettim badeyi pirim elinden

Lezzetin misali "Kevser"de meğer

Aşkının şarabı mestan eyledi

Onun beyhuşluğu "Tahur"da meğer

 

Gönülden okudum aşk kitabını

Anladım Fıkıh'ın her sevabını

Okudum çün İlmin yedi babını

Böyle bir ikrarım veririm meğer

 

Besmele Şerif'e beda eyledim

Yedi ayetini ezber eyledim

Ehl-i süluk için ayan eyledim

Himmeti mürşidin rahıdır meğer

 

Yedi ayet bunda isbat olundu

Üçü batın dördü zahir denildi

Muhammed Ali'den tasdik olundu

Tarık-i müstakim rahıdır meğer

 

Selase Besmele taksim olundu

"Er-Rahimü"İlme'l-Yakın bilindi

"Er-Rahmanü" Ayne'l-Yakın göründü

"Bismillahi" Hakka'l-yakın'dır meğer

 

Münafık bu söze La deyip geçer

Cevahir sözümü kara pul eder

Furuhat eylese mangıra satar

onun aldangıcı unsuran meğer

 

Ehl-i akıl bunda idrak eylemez

"Men aref"ten dersi almayan bilmez

TALİBİ bu sözü kendinden demez

Lisan-ı Hak ile söyledi meğer

 

.....................................................................

 

Uyan bu nevm-i gafletten ey can

Sivaya muhabbet dünya dediler

 

Her kulun ameli ecri sonunda

Verilir adına ukba dediler

 

Sonu ecr-i hasen olsa bir işin

Onu işlemeye sevab dediler

 

Sonunda seyyie olan bir işe

Onun da ismine günah dediler

 

Meyvesiz bahçeyi eyleme imar

Çektiğin zahmete heba dediler

 

İbadet kozunun kabın kırmadan

Ona da bir kuru dava dediler

 

Emraz-ı gaflet-i senden ref'etmek

Mürşidin telkini deva dediler

 

Katresin sen uzak olma bahirden

Bu'd-ı fırkat nar-ı cehennem dediler

 

Arif ol seyreyle cemal-i yari

İlm u irfan zevkin cennet dediler

 

Nokta-yı vahdeti şuhud eylemek

Birliğe yetmeğe vuslat dediler

 

Pekçe sarıl FEHMİ "hablü-l metin"e

Çünkü sana bugün İMAM dediler

 

.....................................................................

 

Bulmak istersen felah Rabb'ına kul olmak yeter

İnsan-ı tahkık bulmağa sıdkile bir ikrar yeter

 

Her kim aşık olsa güle bülbül gibi düşer dibe

Baktıkça bülbül ol güle ol zevk ona cennet yeter

 

Aşık olan tezgah kurmaz ukba için bez dokumaz

Hiç bir şeye vermez gönül matlub ona maşuk yeter

 

İlm-i fıkıh ettin ezber almadın hiç Hak'tan haber

Eyle bu eşyaya nazar oku sana Kur'an yeter

 

Bu görünen mefhuma bak metni insandır bir kitab

Ol kitabı her kim okur ol ders ona irfan yeter

 

Duysa sofu Hak'tan haber evradını hep terkeder

Zühd ü hevasından geçer ol aşk ona evrad yeter

 

Bilmek istersen kuş dilin gir kalbine Hak mürşidin

Ol dili ta'lim etmeğe FEHMİ bugün muallim yeter

 

......................................................................

 

Ey hocam benim sualim çoktur

Aradım müşkilim halleden yoktur

İşittim seni alim dediler

Alemde nam ile şöhretin vardı

 

Namazda kıyam huzur-u Hak ise

Muhit ve muhatab var mı bir kimse

Kimedir huzurun görmedin ise

Huzursuz namazım encamı yoktur

 

Ahkam-ı Şer'iyye cümlemize farz

Elimizde asa başımızda tac

Beş vakit namazdır mü'mine mi'rac

Bu derde bir deva bulacak yoktur

 

Ne rumuz Musa'nın Tur'i Sina'sı

Yunus'un girdiği balık kursağı

Hazreti İsa'nın göğe çıkması

İdris'in cennete kalması nedir

 

Nedir Ashab-ı Kehf'in mağarası

Zülkarneyn'in iki yakın manası

Şark ile garba gitmenin esası

Bu remzin hakikat hikmeti nedir

 

Lokman'a tabiblik eyledi ihsan

Eyyub'e sabrile verildi derman

Yusuf'u tenezzül eyledi Sultan

Ya'kub'un kör olma hikmeti nedir

 

Süleyman kuş dilin bilirdi tamam

Emrine musahhar idi hep cihan

İbrahim'i yakmayan ol ateş heman

Nuh kavmim garkeden ol Tufan nedir

 

Madem ki mevcuddu Allah her yerde

Muhammed niçin çıktı göklere

İnsanın gözünden kalkarsa perde

Tanrı görünmeye bir taraf yoktur

 

FEHMİ'nin müşkili çoktur sayılmaz

Bu sırrı meydana koyan bulunmaz

Kur'an'da ol yedi mesan bilinmez

Besmele üç isim manası nedir

 

......................................................................

 

Kesret-i alem senin hep birliğin andırır

Sun'i asarın senin ol ululuğun andırır

 

Birliğe yol bulmayanlar doğmuş a'malar gibi

Bastığı yeri göremez sağa sola saldırır

 

Köstebektir Hak cemalin görmeyen ehl-i hicab

Duysa tesir ol güneşten kendin yere daldırır

 

Vech-i paki şeş cihetten her nazar seyreyleyen

"kenz-i lafeyna"yı buldu kalbin irfan doldurur

 

Halk-ı alem içre FEHMİ'yi gördü görenler bir keda

Bir hakikat mülke maliktir nihayet yokdurur

 

.....................................................................

 

Cümle alem yok iken ol var olan Mevla nedir

Adem'i halkeyledi ta'lim olan esma nedir

 

Her neye baksa gözün kim Hak yüzüdür gayrı yok

Enfüs ü afak ve cümle görünen eşya nedir

 

"Ahsene't-takvimde çün halketti insanı Hüda

Kimi elsiz kimi gözsüz kimi dilsiznedir

 

Hakk'a arif olmak oldu dünyaya gelmek madem

Kimi ikrar kimi inkar kimisinde şek nedir

 

Hak buyurdu "Ben kulun a'malini helkeyledim"

Kimi cennet ile tebşir kimine niran nedir

 

Cümle alem bir pazarda vüs'atince aldı mal

Sende fazla bende eksik ortada kavga nedir

 

FEHMİ mahbub vasfını işittiler hep koştular

Adın işitmekle yalnız bir kuru sevda nedir

 

.....................................................................

 

Şer-i pak-i Ahmedi'de İlm-i ledün gizlidir

Bir sadeftir ol kim anda dürr-i yekta gizlidir

 

Aşıkın dün ü gün fikri mahbubun zikreylemek

Gönlünün her köşesinde hubb-i Mevla gizlidir

 

Ehl-i istidlale sun'un varlığına bir delil

Arifin her gördüğünde bir görünen gizlidir

 

Hep celalin perdesidir oldu zahide nikab

Gördü aşıklar celalinde cemalin gizlidir

 

Vaslına azmeyleyen pervaneye yanmak nedir

Aşığa nar-ı suzanda bağ-ı canan gizlidir

 

Hüsnüne meftun olan mecnunları kimle bilir?

"Evliyadır taht-ı kubabda" o canlar gizlidir

 

Hüsnünün mefhumu alem ,metni insandır hemen

Künh-i zatı hem sıfat-ı Rahman anda gizlidir

 

Mevc-i zatındır vücudum katresi bunca sıfat

Katrenin her zerresinde bahr-ı umman gizlidir

 

Mazhar-ı tam oldu insan mir'at-ı numayı Hak

Beyt-i Hak'tır kalbi anın anda Allah gizlidir

 

Tal'atın ihsan buyurdun FEHMİ'ye her zerreden

Bir şuhudi zevktir ol akl u hayalden gizlidir

 

.....................................................................

 

Nevnihal gülzarımız var

Zevk-i canan bizdedir

Cismi berrak yüzü revnak

Huri gılman bizdedir

 

Ravza-i rıdvan ve gurfe

Kasr u çardak hücreler

Evrak-ı yakut zeberced

Huld-i eşcar bizdedir

 

Ab-ı kevser hem leben

Cümle asel ırmakları

Selsebi rahık-i tesnim

Huld-i enhar bizdedir

 

Zevk-i in'am ile perverde

Olan vildanları

Şabb-ı emred haddi lale

Huld-i enhar enhar bizdedir

 

Gülşen-i cennette cevlan

Eyleyen pertev cemal

Dili bülbül yüzü pürnur

Dilgüzarlar bizdedir

 

Dili hamuş aklı beyhuş

Eyleyen hub dilşikar

Hak cemal ile müşerref

Bezm-i safa bizdedir

 

Ölmeden FEHMİ bu zevke

Nail oldu sanmayın

"Mutu kable en temutu"

Mevt-i ihfa bizdedir

 

.....................................................................

 

Yüzüm tuttum sana ya Hazreti Pir

Bu can kurban sana ya Hazreti Pir

 

Visalin gülüne divaneyim ben

Hu deyip gezerim ya Hazreti Pir

 

Cemalin nuruna pervaneyim ben

Yakarım sinemi ya Hazreti Pir

 

Yanarım aşkınla nar-ı suzanda

Şikayet eylemem ya Hazreti Pir

 

"İzheb" emrinden sen geldin da'vete

Şanındır şefaat ya Hazreti pir

 

Gezerim alemde canım yok tende

Sensin bu cisme can ya Hazreti Pir

 

Vasfını işittim çün arş istiva

İlmin muhit oldu ya Hazreti Pir

 

Senin medhinden ben aciz bendeyim

Vasfın kal'e gelmez ya Hazreti Pir

 

Budur TALİBİ'nin daim niyazı

Ayırma kapından ya Hazreti Pir

 

......................................................................

 

Abdest alan su ile onun dışı pak olur

Kalbi zikir olursa onun içi pak olur

 

Bir odanın içinde bir süpürge olmazsa

Ona giren bir kişi bir daha girmez olur

 

Bir bardağın üstüne yaldız cila verseler

Necis olsa içinde suyu içilmez olur

 

Pis sarayın içinde reis-i cumhur oturmaz

Sultan sarayı denen içi dışı pak olur

 

Tefekürrle Tanrı'yı bir saat zikreylesen

Yetmiş sene ibadet etmeden efdal olur

 

Cehri kavile değil Tanrı'yı zikreylemek

Mü'minin kalbinde ol bihuruf devran olur

 

FEHMİ zikr-i hakk'ı sen sanma öyle bulunur

Ol bir pirden mü'minin kalbine ilka olur

 

........................................................................

 

Kamil mürşid olanın sözleri Kur'an olur

Nakıs mürşid olanın sözleri güman olur

 

Uydun zındık sözüne mürşis dedin kendine

Senden derviş olanlar bir kızıl şeytan olur

 

Taklid ettin Tevhid'i girdin fasık rengine

Sana yoldaş olanın meskeni niran olur

 

Evrad ettin esmaya Tanrı dedin eşyaya

Eşya bir masivadır gelir bir gün yok olur

 

Esmada kalan kişi suretledir her işi

Dünya ukba teşvişi kalbinde pazar olur

 

Hak yoluna gidenler menhiyyattan kaçarlar

Şarab-ı aşk içenler her dain sekran olur

 

FEHMİ şükret haline düştün güller bağına

Ol gülistan içinde dost ile didar olur

 

.......................................................................

 

Her kime açılsa hicab

Hep gördüğü didar olur

Gözüne sed olmaz serab

Hep gördüğü didar olur

 

Dünya ve ukbadan geçer

Vahdet ile kanat açar

Şer ve sevabından geçer

Hep gördüğü didar olur

 

Söyler kelam bakar sana

Görmez gözü hiç masiva

Vermiş gönül Hak'tan yana

Hep gördüğü didar olur

 

Ol sırra ermiş mutlaka

Kalbi secde etmiş Hakk'a

Seyranı var Kaf'tan Kaf'a

Hep gördüğü didar olur

 

Görmez hiç ol nar-ı azab

Geçmeyecek köprü sırat

Dünyada çün vermiş hesab

Hep gördüğü didar olur

 

Bunlardır Hakk'ın kulları

Takdir'e bağlı işleri

Kur'an okur hep dilleri

Hep gördüğü didar olur

 

FEHMİ'ye ol haşdaş olur

Yolunda ol canbaş olur

Sırrına ol sırdaş olur

Hep gördüğü didar olur

 

......................................................................

 

Edelim Hakk'a hamdiyet

Vücuda geldi hürriyet

Böyle bir gün gördü millet

Yaşasın Pir Melamiyyun Muhammed Nur

 

Yeni meclis meb'us oldu

Bütün alem memnun oldu

Eşkiyalar nabud oldu

Yaşasın Pir Melamiyyun Muhammed Nur

 

Niceler kasdına vardı

Çare yoktur ilan oldu

Bunu ihvan ayan gördü

Yaşasın Pir Melamiyyun Muhammed Nur

 

Bize Pir eyledi himmet

Kalmadı ucb ile zillet

Kamu işler Hakk'a nisbet

Yaşasın Pir Melamiyyun Muhammed Nur

 

Bugün oldu cumhuriyet

Kalmadı harice minnet

Oturdu tahtına millet

Yaşasın Pir Melamiyyun Muhammed Nur

 

Oldu bir bayram inde'n-nas

İttihad-ı mecmuu'n-nas

Yeni elbiseler libas

Yaşasın Pir Melamiyyun Muhammed Nur

 

Kelam-ı TALİBİ billah

Bizde ihda etti Mevla

Bunu bilmezdi şeyh u şah

Yaşasın Pir Melamiyyun Muhammed Nur

 

.....................................................................

 

Ey zahid gel zühdünü bırak sultan-ı aşka ulaş

Nefsin askerini mağlup eyleyip Hakk'a ulaş

 

Mescide varmak değil mi huri cennetten garaz

Cennet-i irfana dahil olmayan bulmadı aş

 

Üç bölüktür muttakiler Hakk'a abid oldular

Üçlü üç türlü hevesle koydular secdeye baş

 

Biri dünyada malı çok olsun eyledi dua

Biri cennet arzusunda kendine verdi telaş

 

Biri dünya ile ukba sevdasından geçtiler

Hak rızasında ibadet eylediler bitelaş

 

İki kısımdır Hakk'a arif olan hem ehl-i aşk

Birisi kılmaz namaz Hak emrine eğmedi baş

 

Arif olan emr-i Hakk'a eylemez asla hilaf

Dinini ifa için Hak yolunda eyler savaş

 

Birisi ehl-i namazdır emr-i Hakk' bildiler

Hak rızasın buldular attırmadılar dine taş

 

FEHMİ olanlar iki yüzlü Zülfikar'ı çektiler

Girdiler meydan'ı aşka kestiler binlerce baş

 

.....................................................................

 

Gel hocam boş yere eyleme salış

Gördüğün serabdır fevkine danış

Şol dolu bulutu gibi gürlersin

Cehalet buzunu yağmura değiş

 

Binip kürsüye va'zedersin

Hep doğru söylersin anlarsın yanlış

Yağmur ol yere in benlik göğsünden

Sel olup nehirle deryaya karış

 

Güney ol güneşin tığından feyz al

Yetişkin meyve ol kemale eriş

Ki ilmin kemale ermek istersen

Musa ol Yuşa'la sen Hızr'a kavuş

 

Dedir kayığı hem katlet gulamı

Harabede kenzin setrine çalış

Enbiya rumuzun bilmek istersen

Bir kamil mürşidin eline yapış

 

FEHMİ'nin sözleri sana hediye

Kabul et sırrına ermeye çalış

 

.....................................................................

 

Aşıklara aşkı Hak bahşeylemiş

Vuslatın onlara ihsan eylemiş

Aşık olan bunda gördü uhrayı

"Mutu kable" sırrın mahrem eylemiş

 

Neş'e vermek zevk-i cennet aşığa

Ol cemal-i yari seyran eylemiş

Cennetü'l-berzah'tan çıkan bir kişi

Cnennetü'l-irfan'da evtan eylemiş

 

Gülzar-ı Tevhid'e dahil olanlar

Hep sıfatın huri gılman eylemiş

Hak cehennem vermez hiçbir kuluna

Cahilin nıran eylemiş

 

FEHMİ girmez zahidler cennetine

Kendine irfanı cennet eylemiş

 

......................................................................

 

Dervişlik yolu pek hoştur

İki kanatlı bir kuştur

Dahil olmayanlar boştur

Biz değiliz saçlı derviş

Biz değiliz gafil derviş

 

Dervişler gittiği yere

Atar adım göre göre

Hiç basmazlar çukur yere

Biz değiliz saçlı derviş

Biz değiliz gafil derviş

 

Dervişin hırkası nurdur

Zevk ile Hak huzurudur

Pirimiz Muhammed Nur'dur

Biz değiliz saçlı derviş

Biz değiliz gafil derviş

 

Dervişin hırkası üçtür

Sakın sanma aba yundur

Onu giyen has mü'mindir

Biz değiliz saçlı derviş

Biz değiliz gafil derviş

 

Dervişler giyerler hırka

Günden güne gelir farka

Açar gözün bakar Hakk'a

Biz değiliz saçlı derviş

Biz değiliz gafil derviş

 

Dervişin hırkası ulu

Hep cepleri irfan dolu

Onlardır cennetin gülü

Biz değiliz saçlı derviş

Biz değiliz gafil derviş

 

FEHMİ'ye bir nasib olsa

Varıp dervişliği bulsa

Büyüklerin kulu olsa

Biz değiliz saçlı derviş

Biz değiliz gafil derviş

 

.....................................................................

 

İmam-ı kevneyn ol şefaat kanı Muhammed

Mana yüzünden etti nida şah-ı velayet

Uyandı çerag kalbimizde kalmadı zulmet

Fesalli ala seyyidina ali Muhammed

Fesalli ala mürşidina şahı velayet

 

İlmi medine ol Muhammed rehberi Ali

Yoluna kurban ederiz canı dönmeyiz geri

Eylemez ihsan olmaz isen sıdkile kulu

Feselli ala seyyidina ali Muhammed

Fesseli ala mürşidina şahı velayet

 

Hamd ü senalar Rabbiye çün eyledi zuhur

Pir Muhammed Nur sayesinde eyledik huzur

İmanımız var kalbimizde kalmadı futur

Feselli ala seyyidina ali Muhammed

Feselli ala mürşidina şahı velayet

 

Hak nasib etti ol Rasul'ün gördük yüzünü

Sürmeler çektik gözümüze izin tozunu

Görür gözümüz ol toz ile mahbub yüzünü

Feselli ala seyyidina ali Muhammed

Feselli ala mürşidina şahı velayet

 

Gel ey FEHMİ sen de oku ilm-i esrarı

Kamili ikrar edenlerin kalmaz gülmanı

Pervaneye bak nice atar ateşe canı

Feselli ala seyyidina ali Muhammed

Fesalli ala mürşidina şahı velayet

 

......................................................................

 

Esti çün bad-ı saba

Kalmadı gayrı heva

Doğdu güneş maşrıktan

Hiç dolanmaz gün oldu

 

Gitti kış hiç kalmadı

Nihayetsiz yaz oldu

İlkbaharın bülbülü

Gülün dalına kondu

 

Yok olmadan var olmaz

Var dahi yoktan olmaz

Anladım çün ben beni

Hep görünen Hak olmaz

 

Gül kokanlar gül oldu

Bülbüle didar oldu

Kaf'tan Kaf'a hükmeden

Mülke Süleyman oldu

 

Sır idi zahir oldu

Nur idi batın oldu

Hep gönüller bir oldu

Evvel ahir ol oldu

 

Geçtim dünya deminden

Hem ukbanın seyrinden

"Len terani" yok bana

Güle gül didar olmaz

 

Dostu buldum tenhada

Konuştum kana kana

TALİBİ'den görünen

Kendisi canan oldu

 

.....................................................................

 

Ağlama gönül ağlama

Can u ciğerin dağlama

Boşyere gönül bağlama

Gel beru ey can gel beru

İç dest-i Haydar'dan dolu

 

Ara bul mürşidi kamil

Dinle sözüne ol kail

Sakın bulunma sen gafil

Gel beru ey can gel beru

İç dest-i Haydar'dan dolu

 

Anla seni sen sen nesin

Cahil değilsin hem nesin

Kaldır o varlık perdesin

Gel beru ey can gel beru

İç dest-i Haydar'dan dolu

 

Mürşide uydur izini

Kulak ver dinle sözünü

Ayırma ondan gözünü

Gel beru ey can gel beru

İç dest-i Haydar'dan dolu

 

İç aşk şarabın mestan ol

Yüzün yere sür yeksan ol

Bul sırr-ı Tevhid irfan ol

Gel beru ey can gel beru

İç dest-i Haydar'dan dolu

 

Sen güle karşı bülbül ol

Dal bahr-ı aşka mecnun ol

Cemal-i yare meftun ol

Gel beru ey can gel beru

İç dest-i Haydar'dan dolu

 

FEHMİ gönülden kıl zarı

Bülbül isen bul gülzarı

Etme boşuna efganı

Gel beru ey can gel beru

İç dest-i Haydar'dan dolu

 

.....................................................................

 

Geçtim mülk-i fenadan

Gönlüm Allah'a döndü

İçtim ab-ı bekadan

Gönlüm Allah'a döndü

 

Kalbim sazı çalıyor

Ruha neş'e veriyor

Cümle aza Hak diyor

Gönlüm Alah'a döndü

 

Ben aşığım ezelden

Ta "Elestü" bezminden

Ol dem "Beli" dedim ben

Gönlüm Allah'a döndü

 

Terk ettim ben izzeti

Buldu gönlüm zilleti

Nidem gayrı devleti

Gönlüm Allah'a döndü

 

Ben bir sultan kuluyum

İlm u irfan doluyum

Bildim ki ben faniyim

Gönlüm Allah'a döndü

 

Oldum bir pire bende

Etti beni perverde

Kalktı aradan perdi

Gönlüm Allah'a döndü

 

Ben FEHMİ'yim üftade

Bunda geldim irfane

Ko desinler divane

Gönlüm Allah'a döndü

 

....................................................................

 

Ariflerde ar olmaz

Hiç bir şeyden kahrolmaz

Kahrı lutfu bilmeyen

Hiç bir dem rahat olmaz

 

Hak diyen gafil olmaz

Siler kalbin kir kalmaz

Kişi nefsin bilmezse

Ol Hakk'a arif olmaz

 

Çağır Allah'ı seste

Allah de her nefeste

Can bülbülü kafeste

Ötmeyince şad olmaz

 

Severim seni candan

Hiç çıkarmam gönlümden

Sana inanmayanlar

İman-ı kamil olmaz

 

Senden gayrı yok ma'bed

Kıblem sensin her cihet

Huzurum ile'l-ebed

Senden gayrı yar olmaz

 

Geldim vahdet ilinden

Zevki gitmez gönlümden

Ben bir garip bülbülüm

Kimse bana yar olmaz

 

Ben FEHMİ'yim ar etmem

Kuş gibi karar etmem

Bu kafesten uçarım

Hiç beni gören olmaz

 

.....................................................................

 

Mekteb-i irfana erdi yolumuz

"Sümme dena fetedella" okuruz

Şer'-i paka var mıdır hilafımız

Bir nazar et göresin erkanımız

 

Yezkürunallahe"nin devranıyız

Her nefeste zikrinin agahıyız

Zatının şem'ine hep pervaneyiz

Fezküruni ayetin mazharıyız

 

Şeş cihetten görünür dildarımız

Bahr-ı ummandan çıkar dürdanemiz

Nice keşfolur bizim esrarımız

Kenz-i mahfiden doğar irfanımız

 

Cümle esvat-ı huruf noktasıyız

Mevc-i derya katreler ummanıyız

Gökteki necm ü kamer envarıyız

Şems-i sırda kevkebin ziyasıyız

 

"Fakru fahri" devletinin fahrıyız

Fahr-i tammın izzetin sultanıyız

Cümle mevcud-i vücudun varıyız

TALİBİ'yle yad olur elkabımız

 

....................................................................

 

Cümle sevda-yı hakiki aşk-ı şinas geldiler

Bildiler bir gonca-yı hamra-yı gül şeydasıyız

 

Devr-i inkılaba su-i fikrimiz yoktur bizim

Medeniyet aşığıyız cumhuriyet yarıyız

 

Suçumuz Tevhid'i ifşa eylemekle mahkumuz

Cümle yaranla beraber bir yüzün meftunuyuz

 

Halk-ı alem gördüler surette bizi bir keda

Alem-i vahdet içinde cümlenin sultanıyız

 

Ol Muhammed Mustafa'nın ruhuna yüzbin sala

Kapısında biz fakir ü aciz biçareyiz

 

Meyhane-i Nur-ı Muhammed'den dolu peymaneden

Sundu aşıklara FEHMİ ta ebed mestaneyiz

 

......................................................................

 

Ervahi alemde saflar kuruldu

"Elestü" hitabı nida olundu

Onda ikrar eden bunda bilindi

Allah Allah daim Hu diyelim biz

Allah Allah daim Hak diyelim biz

 

Bülbüllere açtı ilkbahar gülü

Aşıklara esti seherin yeli

Kuruldu muhabbet kadehler dolu

Allah Allah daim Hu diyelim biz

Allah Allah daim Hak diyelim biz

 

İçmişiz doluyu olmuşuz sekran

Fikrimizde yoktur cennet ve niran

Dilizde ancaj sohbet-i Rahman

Allah Allah daim Hu diyelim biz

Allah Allah daim Hak diyelim biz

 

İçelim badeyi sarhoş olunca

Yakalım aşk odun suzan olunca

Yanalım yanalım ta kül olunca

Allah Allah daim Hu diyelim biz

Allah Allah daim Hak diyelim biz

 

Gelin ey kardeşler sürelim demi

Fırsat elde iken dyrmayın geri

Bize fayda vermez zahidin yolu

Allah Allah daim Hu diyelim biz

Allah Allah daim Hak diyelim biz

 

Pir seyyidimiz ol Muhammed Nur-i

Varis-i rasüldür Gavs'tır zuhuru

Bize ta'lim etti sırr-ı Tevhidi

Allah Allah daim Hu diyelim biz

Allah Allah daim Hak diyelim biz

 

Gel ey FEHMİ sen de Hakk'ı fikreyle

Uyandır kalbini daim zikreyle

Fenadan bekaya bir sefereyle

Allah Allah daim Hu diyelim biz

Allah Allah daim Hak diyelim biz

 

.....................................................................

 

Dersi Ahmed'den aldı ol Nur Muhammed Pirimiz

Ondan okuduk bu ilm-i Tevhid'i her birimiz

 

Ol gül-i hamraya bülbül nice olmaz aşıkan

Rayiha-yı rih-i Rahman onda aldı canımız

 

Da'vet-i Rahman'ı duydu oldu gönül şadüman

Ol huzur-ı Hak'ta verdik sıdkile ikrarımız

 

Ders-i ilm-i Ledünn'ü Ahmed'den aldık ol zaman

Nokta-yı Ali'ye vardı ilmile irfanımız

 

Şüphe ü şirk-i hafiden kurtulup bulduk eman

Korkma FEHMİ var iken ol Mustafa Sultanımız

 

.....................................................................

 

Çün bezm-i ezel açıldı bugün

Ol dost ile bayram oldu bugün

Aşıklara seyran oldu bugün

Nur Muhammed'in bendeleriyiz

Vahdet gülünün bülbülleriyiz

 

Tesnim-i şarab mestanesiyiz

Şem'a-i muhit pervanesiyiz

Esdaf-ı vücud dürdanesiyiz

NurMuhammed'in bendeleriyiz

Vahdet gülünün bülbülleriyiz

 

Sakı-yi şarab ol Haydar Ali

Doldurdu bize cür'a-yı safı

Eyledi ebed mestane bizi

Nur Muhammed'in bendeleriyiz

Vahdet gülünün bülbülleriyiz

 

Nakşibendinin salikleriyiz

Rif'at Melami havzeleriyiz

Seyyid Ali'nin dervişleriyiz

Nur Muhammed'in bendeleriyiz

Vahdet gülünün bülbülleriyiz

 

Ten Ya'kub'un mahbublarıyız

Can Yusuf'un aşıklarıyız

Derde düşenin tabibleriyiz

Nur Muhammed'in bendeleriyiz

Vahdet gülünün bülbülleriyiz

 

Ol kutb-ı cihan eyledi ayan

Fakriyle fena bildirdi beyan

Tahsilde göründü cümle ayan

Nur Muhammed'in bendeleriyiz

Vahdet gülünün bülbülleriyiz

 

Aşkile firak zevk ile sibak

Bildirdi bize mecmu-yu kitab

TALİBİ'ye çekmez dostu nikab

Nur Muhammed'in bendeleriyiz

Vahdet gülünün bülbülleriyiz


Yorumlar - Yorum Yaz
Takvim
Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
17° 27° 15°
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.12842.1322
Euro2.94112.9464